KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/666 E., 2012/7841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2006/320-2010/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın müvekkili şirketin poliçe düzenleme ve prim tahsil yetkisine sahip olan yetkili acentesi olduğunu, diğer davalının ise acente lehine gayrimenkulü üzerinde 60.000,00 TL değerinde ipotek verdiğini, davalı acentenin kestiği poliçe primlerini ve cari hesap borcunu ödememesi sebebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış ise de, borçluların takibe kısmen itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında çekişmeli bir acentelik hesabı bulunduğunu, davalılardan ...'ın ipotek limitini aşan borçtan sorumlu olmadığını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibi kapsamında davalıların borcun 25.000,00 TL'lik bölümünü kabul ettikleri, davacının usulüne uygun açılış ve kapanış tasdikleri bulunan defterlerinde bir kısım ters kayıtların olduğu, bu ters kayıtların sebebinin davacı tarafça açıklanamadığı, bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle davalıların kabulünde olan 25.000,00 TL kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ve davacı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekili ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/666, K. 2012/7841, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama