KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6790 E., 2012/14355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.11.2009 tarih ve 2008/346-2009/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1986 yılından beri hazır giyim ve konfeksiyon alanında tanınan bir firma olduğunu, öncesinde "KİMA GİYİM-Atonos Seyir" adı altında faaliyet gösterdiğini, 1999 yılına kadar sektörde bu şekilde tanındığını, 1990 yılında da Atonos Seyir’in oğlu olan Kamer Seyir’in "KİMA GİYİM-Kamer Seyir" adıyla şahıs şirketi kurduğunu, halen faaliyetini devam ettirdiğini, daha sonra 1996 yılında şirketleştiklerini, "KİMA" ibaresinin müvekkili şirketin ortaklarının aile fertlerinin adlarının baş harflerinden oluştuğunu, 20 yıldan beri marka ve unvan olarak kullandıklarını, davalı şirketin bu ibareyi 18'inci,
25'inci ve 35'inci sınıflarda marka olarak kullanılmak üzere adına tescil için diğer davalı kuruma başvurduğunu, müvekkilinin 25'inci ve 35'inci sınıflar yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/3'üncü maddesi uyarınca yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 25.01 alt sınıfı için kısmen kabul edildiğini, davalı şirketin itirazı üzerine YİDK tarafından yeterli kanıt sunulmadığı gerekçe gösterilerek,Daire'nin kısmen kabul kararının kaldırıldığını, ayrıca müvekkilinin "KİMA" markasını 24,
25 ve 35'inci sınıflarda kullanılmak üzere tescil başvurusunun da 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca davalı şirketin başvurusu gerekçe gösterilerek 25'inci sınıfın tümü ve 35/8 hizmetleri çıkarılarak kısmen kabul edildiğini, YİDK tarafından itirazlarının kabul görmediğini, oysa markanın müvekkilince eskiye dayalı kullanıldığını, davalı şirketten önce ayırt edici bir karakter kazandırdığını, davalı şirketin marka ve unvan olarak kullandığı bu ibareyi ticaret unvanı olarak da adına tescil ettirdiğini, bu durumun 556 sayılı KHK’nin 8/5'inci maddesine de aykırı olduğunu, öncelik hakkının müvekkilinde bulunduğunu,
bu durumun TTK’nun 57/5'inci maddesine aykırı olup, haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı şirketin marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin kararın iptaline, tescil işlemi tamamlandıysa markanın iptal ve hükümsüz sayılmasına, markalar sicilinden terkinine, ticaret unvanı ve
markayla karışıklık yaratan "KİMA" ibaresinin davalı unvanından çıkarılmasına, müvekkilinin marka tescil başvurusunun kısmen reddine ilişkin verilen kararın da iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Dairemizin 13.10.2008 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya yeterli nitelikte görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın 35/08 sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve TPE YİDK’nun 29.03.2005 gün ve M-823 nolu kararının 35/08 sınıf yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6790, K. 2012/14355, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama