KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/68 E., 2012/6687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2010 tarih ve 2010/431-2010/1224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan deponun üst katında yer alan davalıya ait dairenin tesisatında meydana gelen arıza sebebiyle davalıya ait mallarda meydana gelen zararın sigortalıya ödendiğini, davalının bina maliki olarak zarardan sorumlu olduğunu, alacağın tahsiline ilişkin olarak icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, olayın 2005 yılında gerçekleştiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, olay tarihinde zarara sebebiyet veren dairede kiracının bulunduğunu, kendisinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının su borusunun patladığı meskenin maliki olduğu, ana gayrimenkule ve bağımsız bölümlere kusuru ile verdiği zarardan dolayı kat maliklerine karşı sorumlu olduğu, bu hususta alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hükme elverişli bulunduğu, haksız ve yersiz itiraz sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, BK'nun 58. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, ilk celseden evvel vermiş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuş, mahkemece davalının zamanaşımı defi değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, dava konusu hasarın 04.12.2005 tarihinde meydana geldiği, işbu davaya konu icra takibinin ise 29.07.2009 tarihinde başlatılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, BK'nun 58. maddesi kapsamındaki sorumluluk hali, bina maliki ile zarara uğrayan arasında herhangi bir akdi ilişkinin bulunmaması halinde BK'nun 60. maddesinin uygulanma ihtimali ve zamanaşımına ilişkin diğer mevzuat hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre davalının zamanaşımı defi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/68, K. 2012/6687, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama