KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6859 E., 2012/14251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2011 tarih ve 2008/381-2011/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalıya ait taşınmaz üzerinde yapılacak olan 10 adet dubleks meskenin herbiri için ayrı ayrı yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının yapı denetim hizmet bedellerini ödemediğini belirterek şimdilik 32.434,04 TL yapı denetim hizmet bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek 40.128,53 TL bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı firmaya belediye aracılığı ile yapılan bir kısım ödemeler olduğunu, yapılan hesaplama sonucu çıkan bakiyeyi ödeyeceğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalıya ait taşınmaz üzerine yapılacak inşaatlar için imzalanan sözleşmeler kapsamında yapı denetim bedelinin davalı tarafça ödenmesinin kararlaştırıldığı, inşaatların tamamlanma oranının %95 olduğu, davacının yapmış olduğu ifanın karşılığı olan bedeli talep hakkının bulunduğu, sözleşmenin feshinin davacının kendi serbest iradesi ile olmayıp yasal zorunluluktan kaynaklandığı, bu hususta davacının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yapı denetim hizmet sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihinden sonra düzenlenmiş olan 17.03.2010 tarihli seviye tespit tutanaklarında belirtilen inşaatların gerçekleşme oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava tarihi itibariyle inşaatların gerçekleşme seviyesinin tespiti ile hakedişlerin dava tarihi itibariyle tespit edilmesi gerekmektedir.
Buna göre, konusunda uzman inşaat mühendisi ve teknik bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığı ile yeniden mahallinde keşif yapılarak ve tarafların itirazları da değerlendirilerek dava tarihi itibariyle inşaatların gerçekleşme oranının tespiti ile bu kapsamda hesaplanacak hizmet bedellerine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6859, K. 2012/14251, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama