KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6944 E., 2012/14887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2011 tarih ve 2008/508-2011/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin diğer davalılarla birlikte davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket paylarını devraldığından beri müvekkilinin ortaklar kurulu toplantılarına usulünce çağrılmadığını, şirketin kar ve zarar durumu hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, davalı şirketin ticari defterlerinin gerçek duruma uygun olarak tutulmadığını, şirkette azınlık haklarının yok sayıldığını, müvekkili yerine sahte imza atılmak suretiyle şirketin borç altına sokulduğunu, şirketin sahibi olduğu maden işletme ruhsatının başka bir şirkete devredildiğini ileri sürerek, davalı şirkete üç kişilik kayyum heyetinin atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve ... vekili, müvekkili ... ile davacı dışındaki diğer ortakların, davalı şirket hisselerini 2008 yılının Ocak ayında devraldıklarını, bu tarihten sonraki şirket zararının çok düşük olduğunu, bu güne kadar davacının şirket ortaklar kurulunun toplanması yönünde bir talebinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacının istemi davalı limited şirkete kayyum tayinine ilişkin ise de bu istemin şirket yöneticilerinin idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması ve azillerini de kapsadığı,
uyuşmazlığın limited şirkette müdürlerin görevden azlini düzenleyen TTK'nun 543. maddesi delaletiyle 162. maddesi uyarınca çözümlenmesinin gerektiği, bu madde uyarınca ortaklar kurulu kararı ile atanan müdürün yine ortakların ekseriyetinin oyu ile görevden alınabileceği, şayet ekseriyet sağlanamazsa her bir ortağın azil için mahkemeye başvurabileceği, öncelikle ortakların toplantıya çağrılmasının dava şartı olduğu ve somut olayda bu şartın gerçekleşmediği, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin, ortakların toplantıya çağrılması istemini içermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, esasen limited şirket müdürlerinin azli istenmeksizin yönetim kayyımı atanamayacak olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6944, K. 2012/14887, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama