KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7106 E., 2012/14054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/11/2010 tarih ve 2009/382-2010/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...'dan 31.12.2006 tarihinde 2.245,00 TL karşılığında satın aldığı Casper marka dizüstü bilgisayarın arızalanması üzerine, ürünü 28.01.2008 tarihinde davalı satıcıya götürdüğünü, bu davalının da ürünü diğer davalı-üretici Casper Bilgisayar Sis.
A.Ş.'ne gönderdiğini, şirketin tamir ettikten sonra davalı satıcıya gönderilmek üzere Yurt İçi Kargo Servisi A.Ş.'ne teslim ettiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen ürünün müvekkiline halen iade olunmadığını ve davalı üretici şirketçe, dava dışı Yurtiçi Kargo servisine verilen ürünün kargoda kaybolduğunun bildirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 12.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Casper Bilgisayar A.Ş. vekili, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş, diğer davalı vekilli de, davanın muhatabının Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan kargo şirketi vekili, tüm aramalarına rağmen kargonun bulunamadığını, zararı tazmin taleplerinin davacı tarafından reddedildiğini belirterek müdahale talebinde bulunmuş, mahkemece davalı yanında davaya katılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş. vekilinin süresinde itiraz ve defilerini ileri sürmediği, davacı tarafından, müdahil şirketçe teklif edilen miktarın gerçek bedel olmadığı konusunda bir itirazın ileri sürülmediği, bilgisayarın davacı tarafından bir yılı aşkın süredir kullanıldığı,
piyasa fiyatlarının herkes tarafından takip edilebilmekte olduğundan, 1.550,00 TL bedelin gerçek rayiç bedellerine uygun olduğu kabul edildiğinden ayrıca bilirkişi incelemesine gerek görülmediği, olayların oluş şekline göre, davalıların davacıya karşı birlikte sorumlu olmaları gerektiği, öğretmen olan davacının ihtiyacı olan bilgisayarındaki bilgi ve belgelerin kaybolduğu, ancak bilgisayarını tamire verirken bilgi ve belgeleri yedeklemek suretiyle gerekli tedbirlerini almamış olması, bilgisayarda kayıtlı olan dökümanların kapsamının tam olarak bilinememesi dikkate alınarak,
istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ürünün rayiç bedeli olarak 1.550,00 TL alacağın ve 1.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilleri ile müdahil davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Müdahil davalı ...Ş.'ne teslim edilen kargonun, taşıma sırasında kaybolduğu dosya kapsamı ile belirgindir.
Manevi tazminat isteminin temelinde, karşı tarafın haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Bu şartlardan en önemlisi zarar ile fiil arasındaki illiyet bağıdır. Eğer olayda zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamıyorsa sorumluluk da doğmamaktadır. BK'nın 49. maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya dönüldüğünde, mahkemece manevi tazminat isteminin bir kısmı kabul edilmiş ise de; taşıması yapılan bilgisayarın kaybı nedeniyle, davacı nezdinde BK'nın 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı ve davacı tarafından şahsiyet haklarının tecavüze uğradığı iddiasının, açıkça ve yasal delillerle ispat edilemediği nazara alınarak manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle mümeyyiz davalılar ile müdahil davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7106, K. 2012/14054, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama