KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7146 E., 2012/14544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/02/2011 tarih ve 2010/454-2011/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait uçak ile İstanbul’dan Moskova’ya uçuş için bilet satın aldığını, vaktinde havaalanına geldiği halde fazla bilet satılmasından dolayı davalı tarafından müvekkilinin gecikmeli olarak başka bir uçak ile gönderildiğini, böylece müvekkilinin gideceği yere gecikmeli olarak vardığını ve seyahatin amacının Ramazan Bayram'ı tatilini geçirmek üzere gerçekleştirmiş olduğunu, söz konusu gecikme sebebiyle müvekkilinin bütün tatil planlarının aksadığını; tatilin daha ilk günü yaşamış olduğu bu stres ve sıkıntı nedeniyle tatilin geri kalanından da beklenen faydayı elde edemediğini;
sabah çok erken bir saatte olan uçuşa yetişebilmek için katlandığı ekstra yol masrafları boşa gittiği gibi, ilk defa gitmekte olduğu Rusya'da müvekkili karşılayacak olan kişileri de gecikme nedeniyle kaçırdığı için Moskova şehir merkezine gidebilmek için yüksek ulaşım bedelleri ödemek zorunda kaldığını bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zararının bulunduğunu ileri sürerek, TTK'nun 806/3. maddesi uyarınca 1.468,17 YTL maktu tazminatın 21.10.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile, BK'nun 49. maddesi uyarınca da 4.500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, havayolu şirketlerinin ekonomik nedenlerle fazla bilet satmasının normal olduğunu, davacının aynı gün seyahatinin gerçekleştirildiğini, maddi ve manevi zararının oluşmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacıya bilet satın aldığı halde davalı tarafından gecikmeli taşınmasından dolayı uğradığını iddia ettiği zararın ispatına yarar delillerinin ibrazı için imkan tanındığı, ancak davacının bu yönde bir delil ibraz etmediği, dava konusu taşımaya uygulanması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi uyarınca taşıyıcının gecikmeden doğan zarardan sorumlu olduğu, gecikmeden dolayı maddi bir zarara uğranılmış ise bunun ispatı gerektiği, somut olayda davacının söz konu gecikme nedeniyle uğradığı maddi zararı ispatlayamadığı,
Varşova Konvansiyonunda manevi tazminata ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı ve manevi zararın gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca tespit edileceği, davacının davaya konu gecikme nedeniyle nelerden mahrum kaldığı, hangi önemli olayı veya fırsatı kaçırdığını açıklamadığı gibi bu yönde bir delilde sunmadığı, böylece maddi zarara ilişkin bir delil sunulmadığı gibi, gecikme nedeniyle manevi zarara uğradığı yönündeki iddia da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7146, K. 2012/14544, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama