KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7234 E., 2012/14364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/03/2011 tarih ve 2010/641-2011/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı ‘Dede Korkut Yayıncılık Eğitim Ltd.Şti.’ile okul öncesi çocuklar için hazırlanan eğitici öykü kitaplarının yayınlanması amacıyla 08.05.1997 tarihli sözleşme imzaladıklarını, adı geçen şirketin eserleri yayınlayamadığını, kaybolduğu gerekçesiyle eserlerin kendilerine iade edilmediğini, sonradan davalı şirketin kendilerine ait eserlerinin bir kısmında eser sahibinin ismini yazmadığını, bir kısmında ise eserde küçük değişiklikler yaparak diğer davalı ...
Bostancı’nın düzenleyen olarak isminin yazıldığını tespit ettiklerini, FSEK'nun 68. maddesi gereğince, kendilerinden izin almadan eser yayınlayan kişinin tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek, eserlerin davacılara ait olduğunun tespitini, tecavüzün ref’ini, eserlerin basım ve yayınının yasaklanmasını, ceza tazminatı karşılığı 2.000 TL’nın davalılardan yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların 08.05.1997 tarihli sözleşmeyle eserlerin mali ve manevi haklarını dava dışı ‘Dede Korkut Yayıncılık Eğitim Ltd.Şti.’ne devrettiğini,adı geçen şirketten 08.10.1997 tarihinde Duran Şakoğlu’na, bu kişiden de 06.06.2000 tarihli sözleşme ile davalı şirkete intikal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, Dairemiz'in 2009/2886-2010/9306 Karar sayılı ilamında yazılan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından isim kullanılmadan basılan eserlerin başlık dahil olmak üzere davacılara ait metinlerle aynı olduğu, sadece başlık ve metinlerde küçük değişiklikler yapıldığı, eselerde davalı ...'ın düzenleyen olarak belirtildiği, bu şekilde davacıların eserde ad belirtme ve değişiklik yapılmasını yasaklama manevi haklarının ihlal edildiği,
davacı vekilinin 24.09.2007 tarihli dilekçesi içeriğinden dava dilekçesinde belirtilen "ceza tazminatı" ibaresinin manevi tazminat istemi olarak değerlendirildiği gerekçesiyle, davalıların manevi hakları ihlal şeklindeki tecavüzlerinin ref'ine, tecavüzün şumül ve ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7234, K. 2012/14364, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama