KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7289 E., 2012/14099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2001/61-2004/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Yurt Bank A.Ş. İzmit Şubesi'nde hesap açtırdığını, ancak tüm mevduatın banka görevlilerince off shore hesaplarına yönlendirildiğini, açılan hesabın off shore hesap olduğunun açıklanmadığını, davalı ...'in Bankalar Kanunu'nun 69'uncu maddesi gereğince sorumlu, ... ve ...'in ise Off Shore Bankası'nın direktörleri olduğunu, off shore hesapların ödeneceğinin açıklandığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 10.819.956 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, fonun ancak bir bankanın mevduat kabul etme ve bankacılık işlemleri yapma izni kaldırıldıktan sonra, kanun ve mevzuat gereği sigorta kapsamındaki tasarruf mevduatı hesabı sahiplerine ödeme yapabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. vekili, davacının müvekkili bankaya mevduat yatırmadığını, kendi beyan ve talimatı doğrultusunda, başka bir tüzel kişiliğe parasının havale edilmesi işlemini gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının yüksek faiz oranı nedeni ile off shore hesabını tercih ettiği, bu nedenle ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'den alacağını talep etmesinin gerektiği, davacının bu bankaya başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının bu aşamada erken açılmış bir dava olduğu, davalı Yurt Security Off Shore Bank Ltd. hakkındaki davanın atiye bırakıldığı gerekçesiyle davalı Yurt Security Off Shore bankası aleyhine açılan davanın atiye terk edildiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkında erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca,
gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7289, K. 2012/14099, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama