KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7313 E., 2012/15693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2009/252-2011/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TAÇ ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının TAÇ+ŞEKİL ibare ve biçimli 35, 37 ve 41. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine iltibas ve tanınmışlık vakalarına dayanılarak itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, başvurunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceği gibi, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı başvurusunun tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının tanınmış olduğu ve toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalıya ait ayırt edilemeyecek derecede benzer yahut aynı sayılabilen ibarenin başvuru kapsamındaki farklı mal ve hizmet alanında tescilinin, davacının bu markayı taşıyan ürünler için tüketiciler/hizmetten yararlananlar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade edilmesi sonucunu doğuracağı, davacı markalarının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacağı, tanınmış olan davacı markasının,
tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu zayıflatacağı, zira markanın reklâm gücü ve tüketici nezdinde oluşturduğu güvenin malın satılmasında ve hizmetin tercih edilmesinde önemli bir etken olduğu, davacıya ait markanın, davalı tarafından farklı mal ve hizmetlerde kullanılmaya başlanması hâlinde mal ve hizmetten yararlanacak olan tüketicinin, bildiği ve güvendiği markayla hizmet sunan/üreten işletmenin, farklı alanlarda da üretim ve pazarlama yaptığı yahut hizmet sunmaya başladığını düşünmeye başlayacağı, sonradan tescil olunan marka sahibinin,
öncekiyle aynı kalite ve güveni tesis eden mal ve hizmet sunamaması durumunda ise hayal kırıklığına uğrayacağı ve kurulan bu zihinsel bağlantının tanınmış markaya odaklanan ilgiyi dağıtarak zaman içinde markanın itibarının erozyonuna ve giderek kaybolmasına yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7313, K. 2012/15693, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama