KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7424 E., 2012/13541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2010 tarih ve 2009/253-2010/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/4380-1,2,3,4,5 sayılı aydınlatma armatürlerini içeren tasarımlarına tecavüz oluşturan ürünlerin, davalılar tarafından satış ve pazarlamasının yapıldığını ve haksız kazanç sağlandığını belirterek davalıların haksız eylemlerin durdurulmasına, tasarıma yönelik tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı KHK'nin 52/c maddesi uyarınca şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın şirketi temsile yetkili ortaklardan olup kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, müvekkilinin katalog ve web sayfasında yer alan ürünlerin davacı tasarımlarından farklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketi kendi başına temsile yetkili olan ve dava konusu ürünlerin üretim ve satışına doğrudan doğruya iştirak eden davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olduğu, dava konusu ürünlerin davacıya ait 2006/4380-2 ve 4 nolu tasarımlardan belirgin biçimde farklı olmadığı, aynı genel özellikleri taşıdığı, bu tasarımlardan doğan haklara tecavüzün söz konusu olduğu, davacının tescilli tasarımlarının yenilik ve ayırtedicilik vasfını taşımadığı yönündeki savunmanın işbu davada tartışılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalılar vekillerinin dosya içerisine vekaletname sunarak yargılamaya katılmış olmalarına ve mahkemece maddi tazminat yönünden istemin kısmen reddine karar verilmiş olmasına göre, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamış ve kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7424, K. 2012/13541, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama