KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7519 E., 2011/14589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 tarih ve 2007/674-2010/719 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2011 gününde tebligata rağmen gelen olmadı, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait banliyö treninde yolcu iken trenden düşerek yaralandığını, derin elem ve acı çektiğini, olayda davalı çalışanının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 500 TL. maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, 28.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 26.568 TL. maddi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, trenin kapılarını kapatarak hareket ettikten sonra kapılarda oynayan davacının dengesini kaybederek düştüğünü, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının olayda %20 oranında kusurlu olduğu, davacının %57 oranında malul kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.568.74 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davalıya ait banliyö treninde yolcu olarak bulunan davacının uğranılan kaza neticesinde sürekli iş görmezlik zararına maruz kalmasından ötürü maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde avans oranında faiz talep etmiş olup, mahkemece gerekçe gösterilmeksizin yasal faize hükmedilmiştir. Davalı TCDD işletmesi tacirdir. Bunun yanında, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddeye göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmasızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Davacı ile davalı TCDD işletmesi arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Ticari işlerde 3095 sayılı Kanun'un 4489 S.K. ile değişik 2/2 maddesi hükmü gözetilmek ve infaz aşamasında dikkate alınmak üzere reeskont faiz oranının üzerinde olduğu taktirde avans faiz oranının uygulanması gerekmektedir.
O halde davacı talebi gibi avans faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faizie hükmedilmiş bulunması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. 438/7. madde uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7519, K. 2011/14589, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama