KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7544 E., 2012/15222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/492-2010/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 14.05.2009 tarihinde Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından kurumu yapılan sistem ile müvekkilin tüm kasa ve hesap işlemlerinin yapıldığını, 01.08.2009 tarihinde kurulan sistemin arızası nedeniyle müşteri masa siparişlerinin görünmediği ve hesapların sözlü olarak toplandığını, böylece sağlıksız sonuçlar alınarak hafta sonları yaklaşık 6.000-7.000 TL ciro yapan müvekkilinin o gün 5.823 TL ciro yaparak maddi zarara uğradığını ve sözlü olarak hesap toplanması neticesinde müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini,
davalının akdedilen sözleşme gereği söz konusu desteğin gereği gibi sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilşkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nın 07.06.2010 tarihinden itibaren en yüksek reeskont ticari faizi ile 1.000 TL manevi tazminatın ise 01.08.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada uyuşmazlık miktarı itibariyle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli sözleşme gereği İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu ve müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, HUMK. nun 1-8. maddesi gereğince toplam dava değeri itibariyle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine, karar kesinleşip talep edildiğinde dosyanın görevli Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, harç ve masrafların görevli mahkemesince karara bağlanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin, görevsizlik kararında karar tarihi itibariyle davacıyı yargılama giderlerine (ve bu arada vekalet ücretine) mahkum etmek zorunda olduğu 25.04.1945 gün ve 9 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı ile belirtilmiştir. Bu durum karşısında karar tarihi gözönüne alındığında, HUMK uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan bu nedenle davalı yararına bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7544, K. 2012/15222, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama