KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7781 E., 2012/14694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.11.2010 tarih ve 2005/75-2010/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1974 yılından itibaren “......, Şekerleme” ibaresini ticaret unvanında kullandığını, davalının 1989/112593 numaralı "ÜLKER ....", 1996/182156 numaralı "......", 2001/10845 numaralı "......., SÜRPRİZ ......+şekil" ibareli marka tescillerini davalı tarafından açılan başka bir dava ile öğrendiklerini, müvekkilinin “....." ibaresi üzerinde öncelikli kullanım hakkı olduğunu ve davalının markalarını uzun süre kullanmadığını ileri sürerek, davalının markalarını kullanmaya başladığında tescil edildiği şekil yerine müvekkilinin tescilli markalarındaki yazı karakteriyle kullanmasının haksız fiil olduğunun tespitini ve önlenmesini, davalı markalarının 556 sayılı KHK’nin 8/3 ve 14. maddeleri gereğince hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının "......" ibaresini 1974 yılından itibaren ticari unvan, 1994 yılından itibaren de tescilli marka olarak kullandığı, davalının 1989 yılında asıl unsuru "....." ibareli markasını tescil ettirdiği, bu ibarenin taraflar adına mükerrer tescilli oldukları ve kazanılmış haklarının bulunduğu, davacının 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi yönünden hükümsüzlük talebinin 5 yıllık süreden sonra olduğu, davalının "..." asıl unsuruna sahip seri markalarında sonraki markaların geçerliliğinin ilk tescil edilen 1989 tarihli markanın geçerliliğine bağlı bulunduğu,
davacının tescil tarihinden dava tarihine kadar geçen 16 yılda ticari faaliyette bulunup yatırımlarını büyüterek tanındıktan sonra hükümsüzlük istenmesinin M.K.’nun 2. maddesine aykırı olduğu gibi, 556 sayılı KHK'nin 14. maddesine göre ayırt edici karakteri değişmeden markanın farklı unsurlarla kullanımı ile markanın kullanılmış sayılacağı, davalının “.....” ve “SÜRPRİZ.....,” ibarelerini ilave ve eklerle tescil kapsamındaki ürünlerde kullandığı, “....” ibaresinin varlığı nedeniyle seri markalar kullanılmış olduğundan 14. madde gereğince de hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, uzun süre kullanmaması nedeniyle davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve kullanmaya başladığında ise davacının tescilli markalarındaki yazı karakteriyle kullandığı iddiasıyla haksız rekabetin tespitine ilişkindir. Mahkemece, koşulları oluşmadığından hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, dava dilekçesindeki haksız rekabete ilişkin taleple ilgili olarak araştırma ve değerlendirme yapılmaması, bu talep hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7781, K. 2012/14694, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama