KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7834 E., 2012/14737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2011 tarih ve 2009/366-2011/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin, yolcu olarak bulunduğu otobüsün kaza yapması sonucunda vefat ettiğini, otobüsün zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan davalıya başvurulmasına rağmen ödenmesi gereken vefat tazminatının davacılara ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibinde ise davalı tarafından sadece asıl alacak ödenerek diğer harç, vekalet ücreti ve faiz alacağına haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, asıl alacak dışındaki faiz ve fer’ilerine ilişkin itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakla yetkili mahkemenin Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ödemeyi yapabilmesi için davacı tarafın gerekli ibranameyi imzalayarak göndermek ve tazminat ödemesini almak yerine doğrudan ödeme emri gönderme yoluna gittiğini, böylelikle ana alacak yanında fer’i alacakların da doğmasına sebebiyet vermeyi amaçladığını, davacının kötü niyetle hareket ederek müvekkili şirketi icra tehdidi altında bırakmakta olduğunu savunarak, davacılar aleyhine % 40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanı reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların desteği Remzi Tutucu’nun yolcusu olduğu ve davalı tarafından sigortalanan araçla seyahat halinde iken geçirdiği kaza sonrasında vefat ettiği, davacıların, davalı ... şirketine olaydan sonra 01.04.2009 tarihinde müracaat ettikleri, bu tarihi takip eden 8 iş gününden sonra davalının temerrüde düştüğü, ancak davalı ... şirketince evrakların eksik olduğu cevabının verilmesi üzerine ikinci kez müracaat edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı, bu nedenle davacılar vekili tarafından davalı aleyhine takibe başlandığı,
yapılan takipte asıl alacak olan 125.000 TL’nın ödeme emrinin tebliğinden sonra davalı tarafça ödendiği, davalının takibe sebebiyet verdiğinden, icra masrafları ve fer’ilerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla birlikte, asıl alacağın ödenmesi sebebiyle inkar tazminatının asıl alacak üzerinden verilecek olup masraf ve fer’iler üzerinden verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile vekalet ücreti, harç ve faiz yönünden takibin devamına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, takip talebinde zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında asıl alacak ile temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edildiğine ve davalı borçlu, borca itirazında işlemiş faize itiraz ettiğine göre, bilirkişi raporu ile itirazında haksız olduğu belirlenen ve mahkemece de takibin devamına karar verilen 739,73 TL işlemiş faiz üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, icra inkar tazminatının sırf asıl alacak üzerinden verilmesi gerektiği ve asıl alacağın da ödendiği gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7834, K. 2012/14737, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama