KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7848 E., 2012/14962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2009 tarih ve 2007/365-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin "HOTFORM" ibaresinin 09,16,20 ve 21.sınıf emtiada marka olarak tescili için yaptığı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu “HOTFORM" ibaresi ile müvekkiline ait "FORM" asıl unsurlu markalarının karışıklığa yol açacak kadar benzer olduğunu, davacıya ait markaların tanınmış marka olup, başvurunun başka sınıflarda tescili halinde dahi müvekkiline ait markanın itibarından haksız olarak yararlanacağını ve markanın itibarının zedeleneceğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 11.09.2007 tarih ve 2007-M-2773 sayılı kararın iptaline, başvurunun marka olarak tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru ile davacıya ait markalarının iltibasa neden olabilecek düzeyde benzer olmadığını, kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemişir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, başvuru ile davacıya ait markaların işaret olarak benzer olmakla birlikte, kapsadıkları mal ve hizmetler benzer olmadığından 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, öte yandan davacının itizara dayanak yaptığı markalardan "ETİ FORM" markasının "bisküvi" ile özdeşleştiği, bu bağlamda 556 sayılı KHK'nin 7/1-i ve 8/4 maddelerine göre gıda sektöründe tanınmış marka olduğu,
bununla birlikte, başvuru kapsamındaki emtialar ile davacının tanınmış markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları karşılaştırıldığında dava konusu "HOTFORM" ibaresi ile karşılaşan tüketicilerin, bu markayı davacının itiraza dayanak yaptığı tanınmış "FORM", "ETİ FORM" markaları ile karıştıracağı ve o marka ile bağlantı kurarak satın alabileceği ve böylece tanınmış markanın itibarından haksız yararlanabileceği veya itibarına zarar verebileceği kanaatinin oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7848, K. 2012/14962, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama