KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8280 E., 2012/15624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/1523-2010/2825 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca davalı şirkete 3.350 USD nakdi teminat verildiğini, söz konusu sözleşmenin 2003 yılının Ekim ayında sona ermiş olmasına rağmen davalının çeşitli nedenler ileri sürerek teminatı müvekkiline iade etmediğini, teminatın iade edilmemesine gerekçe gösterilen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/672 Esas sayılı dosyasının esastan reddedildiğini ileri sürerek, 3.350 USD'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin acentesi olan davalının, sözleşmeye aykırı davranışları ve suistimal teşkil eden eylemleri nedeniyle acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından hak sahiplerine 6.000 USD ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili şirketin söz konusu zararından davacının sorumlu bulunduğunu ve teminatın bu miktara mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında acentelik sözleşmesi düzenlendiği, davacının bu sözleşmede öngörülmesine rağmen poliçe tekliflerini sigorta şirketinin kabulüne sunmadığı ve tahsil olunan poliçe primlerini sigorta şirketine ulaştırmadığı, davacının bu eylemlerinden dolayı davalının dava dışı kişilere 6.000 USD ödemek zorunda kaldığı, dolayısıyla davacının taraflar arasındaki acentelik sözleşmesini ihlal etmiş olduğu, davalının acentelik sözleşmesini haklı olarak feshettiği, kusurlu bulunan davacının davalıya ödediği teminatın iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesi uyarınca verilen nakdi teminatın iadesi istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ettiği, davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ve kusuru ile sözleşmenin feshine neden olan davacının teminatın iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafından davacıya gönderilen 14.10.2003 tarihli fesihnameden, sözleşmenin davacının 22.09.2003 tarihli yazısına istinaden feshedildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, bu davanın taraflarına karşı açılmış bulunan Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nin 2004/672 E, 2007/33 K sayılı dosyasında da, işbu dosyada sözleşmenin feshi için haklı neden sayılan poliçe tanziminden dolayı bu davanın davacısı şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği hüküm altına alınmış ve karar kesinleşmiştir.
O halde, davacı taraf da yukarıda bahsedilen davada dava dışı prodüktörün eyleminden dolayı kendisine kusur izafe edilmediğini ve mahkemenin kabulünün aksine acentelik sözleşmesinin kendi talebi üzerine sona erdirildiğini ileri sürdüğüne göre mahkemece yukarıda anılan davadaki tespitlerin bu dosyada tartışılmak ve tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8280, K. 2012/15624, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama