KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8316 E., 2012/9706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.04.2011 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sigortalı teknesinin yanarak battığını, hasar tutarının talep edildiğini ancak poliçede yazan sigorta bedelinin 1.050.000,00 TL olmasına rağmen davalı tarafından 198.000,00 TL önerildiğini, ihtarname gönderilerek bedelin talep edildiğini ancak ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 250.000,00 TL'nin hasar tarihinden avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı teknenin yanarak ziya uğraması sonucu yaptırılan ekspertiz raporuna göre teknenin kaza tarihindeki rayiç piyasa değerinin 200.000,00 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının tekne bedelinin ederinden fazla sigorta ettirilmesinin aşkın sigorta kapsamında kaldığı, davacıya prim iadesi yapılmadığı, davacının dava konusu tekneyi 350.000 USD değerinden satışa çıkardığı halde satamadığı, teknenin rizikonun başladığı andaki değerinin de 330.000,00 TL bu miktar olduğu, sigorta değerinin %1’lik muafiyet indirimi ile 326.700,00 TL olduğu,
davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun doğum tarihi TTK. m. 1441/1 fıkraya göre sigorta konusu malın zarara uğradığını gösterir bir listenin davalıya bildirildiği tarih olan 28.05.2010 tarihinden itibaren davalı temerrüte düşmüş olup, bu tarihten itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle 250.000,00 TL'nin dava tarihi olan 17.06.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri, temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacı davada haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi talebinde bulunmuş, mahkemece kararın gerekçe kısmında temerrüt faizinin ihbar tarihinden yürütülmesi gerektiğine dair açıklamalar yapıldıktan sonra, hüküm kısmında ise dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında
çelişki yaratılmıştır. Mahkemece poliçe genel ve özel şartlarının, temerrüt tarihi ile ilgili hüküm içerip içermediğini incelenmek, varsa buna göre temerrüt tarihini belirlemek, böyle bir hüküm yoksa TTK'nın 1441 ve 1377 maddeleri uyarınca temerrüt faizine hükmedilmek üzere, mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8316, K. 2012/9706, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama