KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8325 E., 2012/14332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/03/2011 tarih ve 2010/727-2011/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ... ile ...'ın oğlu diğer davacıların ise kardeşi olan ...nin davalının işlettiği trene binmek isterken meydana gelen kazada iki bacağını kaybettiğini, oluş, kusur, zarar ve diğer olguların Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen Ankara Asliye 1. Ticaret Mah.nin 2005/285 E. sayılı dosyası ile sabit olduğunu ileri sürerek, davacılar anne ve baba için 80.000,00'er TL, davacı kardeşler için 40.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar yararına manevi tazminat talep edebilme koşullarının gerçekleşmediğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların olay nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün bozulduğu, BK.nun 47. maddesi uyarınca adalete uygun bir tazminatla, zarara uğrayan davacılara bir huzur duygusu oluşturmak, duydukları elem ve acıyı kısmen de olsa karşılamak gerektiği gerekçesiyle; 22.6.1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek ve ekonomik durum araştırması sonuçlarına göre, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı Bünyamin Deveci için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın 22.03.2001 olay tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle ve her dava bağımsız olup, davacılar sayısınca dava mevcut olduğundan, vekalet ücretinin her bir davacı lehine hükmedilen miktar üzerinden ayrı ayrı hesap edilmesi gerekirken, tüm davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bu durumda, kendisini vekille temsil ettiren her bir davacı yararına, hüküm tarihindeki tarifenin genel hükümler bölümündeki 10/1 ve 12 nci madde hükmü dikkate alınarak, davanın görüldüğü Asliye Ticaret Mahkemesi için belirlenmiş olan vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle, davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3) Davalı vekilinin temyizine gelince; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesine göre, manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin 3. kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden yukarıdaki 2. bent gereği tespit edilecek vekalet ücreti nazara alınarak hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca, davalı lehine vekalet ücretinin tayini ve takdiri yerine, yazılı miktara hükmedilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8325, K. 2012/14332, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama