KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8334 E., 2012/15591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2011 tarih ve 2009/663-2011/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının "MADANOĞLU" ibaresini kullandığını, anılan ibarenin müvekkilinin kurucusunun soyadını oluşturduğunu, 1985 yılından itibaren tescilli olmak üzere 1972 yılından beri kullandığını, karışıklığa neden olduğunu, kullanmaması yönündeki ihtarnameye rağmen tecavüzün devam ettiğini ileri sürerek, davalının unvana tecavüzünün men’ine, her türlü belge,defter ve tabelalardan çıkarılması ile kullanımın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aynı isim altında aynı işi yapmadığını,uzun yıllardan beri ailesinin bu ibare ile tanındığını,Kavaklıdere İlçesi’nde iki yıldan beri ... MADANOĞLU DOĞRAMA adıyla plastik ve doğrama işi ile uğraştığını,ihtarnameden sonra da "KAVAKLIDERE MADANOĞLU" adıyla faaliyetini devam ettirdiğini, marka kullanımı için başvuruda bulunduğunu, iltibasın olmadığını,iddiaların yersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda; davalının Kavaklıdere Madanoğlu olan işletme adım marka olarak tescil ettirdiği ve buna göre kullanıldığı, sicilden terkini dava edilmeden, eldeki davadaki taleplerin dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyulan dairemizin bozma ilamında açıklandığı üzere dava, davalının ''MADANOĞLU'' ibaresinin ünvanında veya işletme adı olarak kullandığı iddiasıyla açılmış bulunmaktadır. Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere, ticaret ünvanı taciri başkalarından ayırmaya, işletme ünvanı işletmeyi benzer işletmelerden ayırmaya, hizmet markası ise işletmenin hizmetlerini diğer hizmetlerden ayırmaya yarayan işarettir.
Bu itibarla, mahkemece davalının karar tarihinden sonra hizmet markasını tescil ettirmesi,bu davanın görülmesine engel teşkil etmez.
Mahkemece davalının sözkonusu ibareyi ünvanın bir parçası olarak mı yoksa işletme adı olarak mı kullandığı, bu kullanımın yasal bir kullanım olup olmadığı,şayet sözkonusu kullanımlar tescilli bir hakka dayanıyorsa, bu tescil terkin edilmeden kullanımın engellenemeyeceği nazara alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8334, K. 2012/15591, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama