KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8372 E., 2012/15857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2011 tarih ve 2010/12-2011/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "INFINITY" ibareli markası için WIPO nezdinde tescilli iki adet uluslararası marka tescili olduğunu, bunlardan biri olan 803282 sayılı tescilin Türkiye uzantısı olarak "infinity" markası için 23.08.2007 tarihinde müvekkilinin TPE' ne 2008/60938 sayı ile marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca davalı adına kayıtlı 2007/70277 sayılı "infinity" markasının mevcudiyeti gerekçesi ile 29. sınıfta yer alan emtia bakımından kısmen reddedildiğini, 30. sınıfta yer alan emtia bakımından ise 12.05.2009 tarihli Resmi Marka Bülteninde yayınlandığını,
ancak redde gerekçe gösterilen davalı adına tescilli "infinity" markasının koruma tarihinin 31.12.2007, buna karşın müvekkiline ait marka başvurusunun koruma tarihinin ise 23.08.2007 olup redde gerekçe gösterilen markadan daha evvel olduğunu böylece müvekkilinin öncelik hakkına sahip olduğunu, ayrıca her iki markanın birebir aynı olup aynı sınıftaki ürünleri kapsadığını ve müvekkil markası ile iltibas oluşturduğunu, davalının tescilde kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalının markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde markasını hukuka uygun olarak 29. ve 30. sınıflarda 2007/70277 numarasıyla tescil ettirdiğini, tescile bir itirazın olmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait ''INFINITY" markası ile davalıya ait ''INFINITY'' markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan birbiri ile birebir aynı olduğu, 556 sayılı KHK'nin 7/1(b) maddesi anlamında ayniyet söz konusu olduğundan, 8/1(b) anlamında karıştırılma ihtimalinin de doğal olarak söz konusu olacağı, ayrıca her iki markanın da 29 ve 30. sınıflarda yer alan emtiaları kapsadığı ve hitap ettiği tüketici kitlesinin çoğunlukla genç kesimden oluşan, uzman olmayan ortalama tüketicilerden oluşmasından ötürü iltibasa mahal vereceği,
davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının 2003 yılında uluslarası başvurusu yapılan, akabinde Türkiye’de televizyon reklamları dahil çeşitli mecralarda tanıtımı yapılan ve en önemlisi market raflarında satılan davacının INFINITY adlı ürününden/markasından haberdar olmadığını savunmanın mümkün olmadığını, dolayısıyla davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak hükümsüzlüğe konu markayı kötüniyetli olarak tescil ettirdiği ve davalının tescilli markasının, davacının markası ile birebir aynı olduğu ve bu durumun 556 sayılı KHK'nin 7/1-b bendine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabülüne,
davalı adına 2007-70277 sayı ile tescilli “INFINITY” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki davacının markasının tescilli olduğunun kabülü gerektiğine ilişkin saptaması esas alınmak suretiyle davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak dosyada davacı tarafın markasına ilişkin tescil belgesinin aslı veya örneği ile tescil dosyası bulunmadığı anlaşıldığından, anılan belgelerin ibrazı veya getirtilmesi sağlandıktan sonra davacı markasının tescilli olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8372, K. 2012/15857, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama