KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8414 E., 2012/15636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2011 tarih ve 2007/253-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının tavan ve duvar birleştirme profili isimli faydalı model ve tasarımının bulunduğunu, tasarım ve faydalı modelin yenilik unsuru taşımadığını, benzerlerinin daha önceden kamuya arz edildiğini ileri sürerek, davalının tasarım ve faydalı modelinin hükümsüzlüğünü, davalının tasarımının müvekkilinin fuga profil tasarımına benzemediğinin 554 SK'nun 61. maddesi uyarınca tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tasarım ve faydalı modellerinin yenilik unsuru taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tasarım ve faydalı modelinin yenilik unsuru taşımadığı, davacının 554 SK'nun 61. maddesi uyarınca tescil sahibi kimseye noter aracılığıyla ihtarname göndermediği, bu surette dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım ve faydalı modelinin hükümsüzlüğüne, menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faydalı model ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve 554 Sayılı KHK’nin 61. maddesi uyarınca talep edilen menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davacının faydalı model ve tasarıma yönelik taleplerinin kabulüne, menfi tespit isteminin ise reddine karar verilerek, yargılama giderinin ½ kısmından davacının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Oysa, davacının birbirinden bağımsız üç ayrı davaya konu olabilecek taleplerinden ikisi kabul edildiğine göre,davanın kabul ve ret oranına göre yargılama giderinin 1/3 kısmından davacının sorumlu olması gerekir.
Ayrıca, davacı taraf bilirkişi ücreti olarak toplam 2.050 TL ödeme yaptığı halde, hüküm fıkrasında 1.600 TL üzerinden yargılama giderinin hesaplanması da doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8414, K. 2012/15636, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama