KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8544 E., 2013/11238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 tarih ve 2009/13-2010/332 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı... İdrofil Pamuk San. Tic. A.Ş. vekili Av. Mesut Adan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ...
Kozmetik A.Ş. vekili, davalı şirketin 2006/50388 sayılı başvurusu ile “İPEK+şekil” markasının 3 ve 21. sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itiraz sonucu davalı TPE Markalar Dairesi Başkanlığınca dava konusu başvurudan “temizleme bezleri kuru makyaj pedleri”nin çıkarılmasına karar verdiğini, bu karara hem kendileri hem davalı tarafından itiraz edildiğini, TPE YİDK tarafından yapılan inceleme neticesinde itirazlarının reddedildiğini, davalı şirket başvurusunun “Sınıf 03- zigzag, rulo veya başka şekillerde paketlenmiş hidrofil pamuk” için “İPEK + şekil” olarak tescil edildiğini,
Ayrıca müvekkilinin 3. sınıftaki mallar için üstün hak sahibi olması nedeniyle ve İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2005/341 E. Kararı ile dava dışı...
Kanepe Mobilya A.Ş’nin 2000/14322-96/018382 ve 91/008248 başvuru numaralı markalarının iptal edildiğini, böylelikle müvekkilin bu mallar yönünden üstün hak sahibi olduğunun hüküm altına alındığını, YİDK kararında, “ilk itirazda belirtilmediği gerekçesi” ile incelemeye esas almadığı 78745 ve 2003/24614 sayılı markalarının aslında 7/b incelemesi esnasında incelemeye esas alınması gerektiğini, davalı TPE tarafından diğer davalı lehine “kazanılmış hak” olduğu ileri sürülen 148613 sayılı markanın dava konusu marka ile aynı olmadığını, o markanın “İPEK idrofil pamuk” olduğu ve sadece “hidrofil pamuk” için tescilli olduğunu,
davalı şirketin kazanılmış hakkından bahsedilecek olursa bunun sadece “İPEK İDROFİL PAMUK” kelimelerini içerecek şekilde ve sadece “hidrofil pamuk” ürünü için kabul edilebileceğini, müvekkili adına “İPEK” ve...” unsurlu markaların 1983 yılından bu yana kozmetik amaçlı mallarda kullanıldığını ve
.../... -2-
sektörel tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin kozmetik sektöründe tanınmışlığının tespitine de karar verilmesi gerektiğini, davalının muhtelif başvurular ile 3. sınıf için... kelimesini marka olarak tescil ettirmeye çalıştığını, ileri sürerek TPE YİDK’nun 30.10.2008 tarih ve 2008-M-5042 nolu kararının iptalini, davalı şirketin 2006/50388 başvuru ve tescil nolu...+şekil markasının başvuru dilekçesinde belirtilen tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve müvekkiline ait... ana unsurlu markalarının tanınmışlığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı...
İdrofil Pamuk A.Ş. vekili, davacının “ipek” esas unsurlu markalarının 3. sınıfa ait bir takım malları kapsadığını ancak “idrofil pamuk” malını kapsamadığını, müvekkilinin ticaret unvanının kök sözcüğü niteliğindeki kelimenin de “ipek” kelimesi olduğunu, bu nitelikteki “ipek” kelimesinin müvekkili tarafından 1972 yılından beri aralıksız ve yoğun olarak kullanılmakta olduğunu, bunun yanında müvekkili adına “hidrofil pamuk” için 1993 ve 2002 yıllarında tescilli “ipek” ve “ipek sisa” ibareli markaların bulunduğunu, müvekkilinin “ipek sisa” markasının halihazırda “zigzag,
rulo veya başka şekillerde paketlenmiş hidrofil pamuk” ürünlerinde tescilli olduğunu, davacının ilk itirazında gerekçe olarak göstermediği 78745 ve 2003/24614 nolu markalarının daha sonradan dayanak gösterilmesinin itirazın genişletilmesi olduğunu, sonradan eklenen bu markaların YİDK kararının iptali davası olan huzurdaki bu davada dikkate alınmaması gerektiğini, itiraza sonradan mesnet gösterilen 78745 nolu markanın 2005 yılında hükümden düşmüş olduğunu,
yine davacı adına tescilli olduğu iddia edilen ve sonradan dayanak gösterilen 2003/024614 nolu “ipek reddox” markasının emtia listesinde de “zigzag ve rulo veya başka şekillerde paketlenmiş hidrofil pamuk” emtiasının bulunmadığını, davacının hiçbir markasının hali hazırda tanınmış marka olmadığını, “ipek” kelimesinin dava dışı bir başka şirket adına TPE kayıtlarında “tanınmış marka” olarak kaydının bulunduğunu, müvekkilinin ticaret hayatında “ipek” sözcüğünü marka olarak 1983 yılından çok eskiden beri kullanmakta olduğunu,
davacının huzurdaki davaya dayanak yaptığı markalar ile müvekkili markasının kapsadığı emtiaların farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı markasının 556 sayılı KHK 7/1-b. madde anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, davacı markalarından 2003/24614 kodlu “ipek redox” markası ile davalı markasının 8/1-b. madde anlamında benzer olduğu ve benzer malları kapsadığı,
davacının bu markasının TPE YİDK kararına itiraz aşamasında ileri sürülmemesinden dolayı TPE YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden değil, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı açısından ancak değerlendirmeye tabi tutulabileceği,davalının “ipek” kelimesi üzerinde “zigzag, rulo veya başka şekillerde paketlenmiş hidrofil pamuk” ürünleri için gerek önceki tescilli markalarına gerekse önceki kullanımına dayalı kazanılmış hakkının mevcut olduğu ve bu yüzden davalı markasının tescil edildiği kısmı için hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının iptali talebinin yerinde olmadığı,
davacı firmanın “ipek” markasının kendi sektöründe tanınmış olduğu, davacının tescilli markalarına ve tanınmışlık durumuna ilişkin haklarını davalıya karşı davalının müktesep hakkı ve davacı markasının davalı markaları ile şekilsel ve görsel olarak iltibas yaratma tehlikesi bulunmadığından ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8544, K. 2013/11238, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama