KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8573 E., 2012/16046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2011 tarih ve 2010/904-2011/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların, Irak Alasad kampına gönderilecek malzemelerin havayolu ile taşıma ve teslimi konusunda anlaştığını, malzemelerin 31.07.2009 tarihinde davalıya teslim edildiğini, ancak davalı şirketin, malı süresi içerisinde varış yerine ulaştıramadığını, malın kayıp olduğunun anlaşılması üzerine müvekkilince yeniden malzemenin gönderildiğini, davalı tarafından müvekkilinin zararının karşılanacağının belirtilmesine rağmen halen karşılanmadığını ileri sürerek, hava yolu taşımasına konu mal bedeli olan 3.376,76 USD'nin temerrüt halinden itibaren Devlet bankalarının USD üzerinden yıllık vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile,
177,00 TL gümrük müşavirlik hizmet bedeli ile 935,00 TL taşıma bedelininin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep va dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımaya konu malın az bir gecikme ile yerine ulaştırıldığını, ancak alıcının ve davacı şirketin malı almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davalının teslim aldığı kargoyu 15 günden fazla sürede varış yerine teslim edemediği, her ne kadar davalı gecikmeden kendisinin sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, yaptığı işin uzmanı olarak çeki listesinin düzgün hazırlanması ve gümrük kapılarındaki olağanüstü nitelikte olmayan tüm gecikmeleri göz önünde bulundurarak, tedbirlerini ona göre alması gerekirken almamasın nedeni ile bu savunmasına itibar edilmediği, davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte meteorolojik veya başka bir olayın varlığının da ispat edilemediği,
sorumluluğunun kapsamına Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre 1.954,44 USD oldduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.954,44 USD'nin, tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk lirası karşılığının temerrüt tarihi olan 05.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8573, K. 2012/16046, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama