KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8575 E., 2012/15680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2010/733-2010/1453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının geri ödenmek kaydıyla ve para makbuzu vermek suretiyle aldığı 5.000 TL'yi ödemediğini, yapılan takibin de davalının derdestlik, mükerrerlik, zamanaşımı sebeplerine dayalı itirazıyla durduğunu, davalının itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisinin bulunmadığını, takibin derdest olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, tarafların geçmişte şirket ortağı olup davalının şirketin mesul müdürü olarak bu tür para makbuzları düzenlediğini, alınan paraların da şirkete harcandığını ve harcama belgelerinin şirkete teslim edildiğini, bu kadar uzun bir süre alacağın talep edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takibin kötüniyetli yapıldığını savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalının takibe dayanak para makbuzunun düzenleme tarihinde davacıya ait şirketin mesul müdürü olduğu, para makbuzunda vade bulunmadığından makbuzun davalının mesul müdürlüğü sırasında verildiği sonucuna ulaşıldığı, takip konusu alacağın Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, makbuzun düzenlenme tarihi ile takip tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı taraf söz konusu paranın karz ilişkisi nedeniyle verildiğini ileri sürmüştür. Her ne kadar davalı bunun şirket ortaklığından kaynaklandığını savunmuş ise de, bu savunmayı doğrulayan bir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece, sunulan makbuzların şirkete ait olup olmadığı da değerlendirilerek, ilişkinin şirket ortaklığından kaynaklanıp kaynaklanmadığı açıklığa kavuşturulmadan zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak kabulü doğru olmamıştır.
2- Öte taraftan, dava alacak istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 818 Sayılı BK'nun 128. maddesi, "Müruru zaman alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder" hükmünü haizdir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, zamanaşımı alacağın muaccel olduğu, muacceliyet için ihtarın gerekli olduğu durumlarda da ihtarın yapıldığı tarihte başlar. Hal böyleyken, mahkemece, zamanaşımının başlangıç tarihinin makbuzların düzenlenme tarihi olarak alınması hatalı olmuş ve hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8575, K. 2012/15680, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama