KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8675 E., 2012/16027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/308 Esas.
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2008/261-2011/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, yurt dışında yaşayan müvekkilinin birikimlerini davalı bankada değerlendirdiğini, 1999 yılında banka çalışanı tarafından müvekkiline parasının bittiğinin söylendiğini, ancak müvekkilinin çocuğunun ölümü nedeni ile bu durumla ilgilenemediğini, oysa hesabında para bulunması gerektiğini ileri sürerek 2.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada da aynı nedenlerle bakiye 8.915,32 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, iki adet kasa ödeme fişinde bulunan imzaların davacıya ait olmadığı ve bu nedenle davalının çekilen bu miktarlardan sorumlu bulunduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden 5.192 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak olan 2.930,15 TL'ye dava tarihinden itibaren 3 aylık mevduata değişik oranda uygulanan faizin uygulanmasına, birleşen dava yönünden de, 8.915.32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8675, K. 2012/16027, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama