KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8718 E., 2012/14674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2011 tarih ve 2008/86-2011/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...'e, taahhüt ettiği taşıma işi nedeniyle ileri tarihli çekler verdiğini, ancak davalının taahhüt ettiği işi yapmadığı gibi çekleri de iade etmediğini, yapılan araştırmada çeklerin diğer davalı ... şirketine verildiğinin tespit edildiğini, faktoring şirketlerinin fatura vb gibi belgelerle tevsik edilmeyen alacakları satın alamayıp tahsilini üstlenemeyeceklerini, müvekkilinin her iki davalıya da herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, 30.11.2008 keşide tarihli 50.000 TL bedelli, 22.12.2008 keşide tarihli 23.000 TL bedelli ve 28.12.2008 keşide tarihli 40.000 TL bedelli üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve davalılar aleyhine % 40'tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı şirket vekili, bedelsizlik iddiası şahsi defi olduğundan ciro edilenin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hali dışında hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, çeklerin yönetmelik hükümlerine uygun olarak kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmaması nedeniyle lehine delil teşkil etmediği, davacı tarafın davalı ...'in ticari kayıtlarına münhasıran dayandıklarını açıkladığı, bu davalının yasal ihtarat taşıyan meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle davacı iddiasının sübuta erdiği, faktoring şirketince yönetmelik uygun şekilde işlem yapıldığı ve şirketin iyiniyetli hamil olduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, faktoring şirketi hakkında açılan davanın ve davalı ... tarafından başlatılan bir takip bulunmaması ndeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz etmişlerdir.
1) HUMK'nun 433/2 nci maddesi uyarınca süresinde temyiz talebinde bulunmayan tarafa katılma yoluyla temyiz hakkı tanınmış ise de, bu hakkın ancak temyizi cevaplayacak kişi tarafından kullanılabilmesi olanaklıdır. Oysa, hükmü temyiz eden davacı vekilinin davalılardan ... aleyhine bir temyiz istemi bulunmayıp temyiz istemi davalı finans şirketine yöneliktir. Bu durumda, davalı ...'in temyiz isteminin geçerli bir temyiz olarak kabulü mümkün bulunmamasına göre, anılan davalının temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 ncü maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8718, K. 2012/14674, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama