KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8729 E., 2011/10747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2008 gün ve 2007/10-2008/16 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.02.2011 gün ve 2009/3224 - 2011/11805 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili davalı ... adına 138085 no ile 25. sınıfta tescilli ZEKİ markasının kullanılmadığını ve kullanıma 5 yıldır ara verildiğini ileri sürerek 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42.maddeleri uyarınca ZEKİ ibareli markanın bu sınıf açısından hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin markasının 1970 yılından bu yana tescilli olduğunu, davacının hükümsüzlük talebinin öncelikle zamanaşımına uğradığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, hükümsüzlük davası açma hakkını kaybettiğini, bu davanın açılmasında davacı tarafın hukuki menfaatinin bulunmadığını, Zeki markasının tanınmış marka olduğunu, davanın kötüniyetle ikame edildiğini, davanın kabulü halinde dahi davalının markası tanınmış marka olduğundan davacının bu markayı kullanamayacağından işbu davayı açmakta iyiniyetli olmadığını ve hukuki yararı da bulunmadığını, mayonun iç giyim değil dış giyim eşyası olduğunu,
markanın bu sınıfta kullanıldığına ilişkin tüm belgelerin mevcut bulunduğunu beyan ederek davacı tarafın davasının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, markanın iptalini isteyen davacının uzunca bir süre dava açmayarak MK 2.madde gereğince dava açma hakkını kaybettiği gibi, ayrıca davalının markasının tescilli bulunduğu 25.sınıf açısından markayı ciddi olarak kullandığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile karar davalı yararına bozulmuş, bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8729, K. 2011/10747, 23 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama