KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8838 E., 2012/3493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2007 gün ve 2000/315-2007/641 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı ...’un “... Mah. ...Sitesi, A Blok No:6 Küçükköy-İstanbul” adresinde ikamet etmediği yokluk belgesiyle tespit edilmiş olmasına rağmen, yargılama süresince bu adrese Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebligat yapıldığı, kararın da aynı adrese Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Ayrıca, yargılama sırasında davalı ...’ın vasisi ...’a tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı, ancak kararın tebliği aşamasında ilk tebligatın yapıldığı tarih ile karar tarihi arasında geçen sürenin uzunluğu da dikkate alınarak, davalının şartlı tahliye edilip edilmediği, vesayetin kalkıp kalkmadığı araştırılmadan ve muhatabın vasi olduğu da belirtilmeden ...’a Tebligat Kanununun 35.maddesine göre karar tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanunun 10.maddesinde, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Öte yandan Tebligat Kanununun 11.1.2011 Tarih ve 6099 sayılı Kanunun 9.maddesi ile değişik m.35,II hükmüne göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” Tebligat Yönetmeliğinin m.57,II hükmüne göre ise “(2) Adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde,
adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın ek-1’de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.”
Yukarıda anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde mahkemece, öncelikle davalıların adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin araştırılıp tespit edilerek bu adrese Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat çıkarılması, bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde ise Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuatı uyarınca tebligatın gerçekleştirilmesi gerekir. Yukarıda açıklanan bu yöntem takip edilerek davalılar ... ve ...’a tebligat yapılması, yasal temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8838, K. 2012/3493, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama