KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8885 E., 2013/12376 K.·(Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 20.01.2011 tarih ve 2009/961-2011/13 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 50 oranında ortağı olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarından...'ın davalı gerçek kişiler ile birlikte davalı şirketin münferiden imzaya yetkili müdürü olduğunu, davalı şirkete ortak olunduğu tarihten beri müvekkili şirket ve...tarafından 350.000,00 TL'ye yakın bir tutarın davalı şirkete ödendiğini, ancak müvekkili şirketin davalı şirket hesaplarını inceleme isteminin davalılar Özcan ve Çiğdem tarafından reddedildiğini, davalı şirketin kazancının diğer davalılarca kendi uhdelerine geçirildiğini,
davalı şirkete ait bir makinenin davalı ... tarafından satılarak satış bedelinin kendi şahsi hesabına yatırıldığını, davalılar Özcan ve Çiğdem'in hukuka aykırı işlem ve eylemlerde bulunduklarını ileri sürerek, davalı şirketin hesap ve kayıtları ile defterlerinin mahkemece re'sen tayin edilecek bilirkişiler marifetiyle incelenmesini, davacı şirketin davalı şirketten olan alacağının hesaplanmasını,
diğer davalılar ... ve ...'ün uhdelerine hukuka ve kanuna aykırı şekilde geçirdikleri tutarların hesaplanarak bu kişilerden tahsili ile şirketin aktif ve pasifinin belirlenerek davalı şirketin feshini ve tasfiyesi sonunda müvekkili şirketin hissesine tekabül eden tutarın ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı şirket ortağı...'ın kötü niyetli olarak müvekkili şirkete karşı yaptığı icra takibi ile şirkete zarar verdiğini, müdürlük ve imza yetkilerinin kaldırıldığını,...'ın davalı şirkete zarar verici işlemlerde bulunduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının fesih sebebi olarak ileri sürdüğü makine satış işleminin ve bu satış karşılığında alınan nakit ve senetlerin şirket kayıtlarına işlendiği, şirket müdürü ...'ün şirket hesaplarından paralar çekmiş ise de çekilen bu paraların şahsi hesaplara aktarılıp zimmete geçirildiğine dair bir kanıtın sunulmadığı, davacının davalı şirketteki alacağının hesaplanmasını istemiş ise de bu alacağın ne olduğu belirtilmediği gibi böyle bir tespitin yapılmasında hukuki yararı bulunduğunu kanıtlayamadığı, bu alacak ile ilgili bir eda talebinin de olmadığı, davacının ileri sürdüğü haklı sebeplerin varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8885, K. 2013/12376, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama