KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8924 E., 2011/12979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2009 gün ve 2008/27-2009/13 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/03/2011 gün ve 2009/9215-2011/2047 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, "Kobikart" markasının müvekkili adına 26.09.2006 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, davalının da "Finansbank Kobicard" isimli markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, TPE tarafından yapılan ilana itiraz süresini kaçırdıklarını, her iki markanın aynı türdeki mal ve hizmetler sınıfında olduğunu, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu ve iltibasa neden olduğunu, markalardaki esaslı unsurun "Kobicard" ifadesi olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, davalı adına markanın tescil edilmemesine, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iki marka arasında aynı veya ayırt edilemeyecek şekilde benzerlik bulunmadığını ve iltibasa yol açmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının markasının tescilinden önce 25.01.2008 tarihinde hükümsüzlük davasının açıldığı, tescil işlemleri tamamlanmamış bir markanın hükümsüzlüğünün istenemeyeceği gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, salt marka başvurusunda bulunmanın önceki tarihli tescilli marka hakkına tecavüz oluştırmayacağı, "Kobicard" ibaresinin haber amaçlı kullanımını 556 sayılı KHK'nın 12.maddesi anlamında bir kullanım olduğu kredi müşterilerinin öncelikle banka tercihini yaptıkları gerekçesiyle hükümsüzlük dışında kalan diğer taleplerin de reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8924, K. 2011/12979, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama