KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8943 E., 2012/17000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2009/212-2010/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çok sayıda “YEŞİL” asıl unsurlu markaların sahibi olduğunu, bunlardan “YEŞİL KUNDURA” markasının tanınmış marka olarak tescilli bulunduğunu, davalı şirketin “YESHİLL” ibaresinin 25. ve 35. sınıflarda tescili için yaptığı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın diğer davalı kurum tarafından reddedildiğini, oysa tescili istenen ibare ile müvekkiline ait markalar arasında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2009-M-2581 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu başvurudaki asıl unsurun "YESSHİL" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında ise "YEŞİL" ibaresinin asıl unsur olduğu, bu ibareye yapılan eklerin tanımlayıcı yardımcı unsur veya tali unsur niteliğini taşıdıkları, markaların genel intiba, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzer oldukları, başvurunun, davacının seri markalarından biri olduğu yanılgısının tüketicilerde oluşacağı, davalı başvurusunun emtia listesindeki “Reklamcılık,
pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil)” hizmetleri bakımından taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1b bendi anlamında iltibas bulunduğu, davalının "YEŞİL" markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/IV bendi anlamında tanınmış marka olduğunun belirlendiği,
tarafların markalarının 35. sınıfta fakat farklı grupta yer alan hizmetler bakımından benzer olmadıkları düşünülse dahi, davalı marka başvurusunun tescil edileceği hizmetler göz önüne alındığında davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verilebileceği veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 2009-M-2581 sayılı kararının iptaline, 2008/00137 sayılı markanın tescil edilmediği anlaşıldığından hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
######
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8943, K. 2012/17000, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama