KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9004 E., 2012/16697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 tarih ve 2010/76-2011/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin devraldığı, tescilli “Sir Winston” markasını, lisans hakkı vererek kullandığını, davalının, “Sir Winston Tea House” şeklindeki kullanımı ve bu isimde değişik yerlerde bulunan işletme levhaları ile müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, “Sir Winston Tea House” ibaresinin davalı işletme levhalarından kaldırılmasına, camlarından silinmesine, garson kıyafetlerinin, menülerinin, basılı emtia ve reklamlarının bulunduğu yerlerden toplatılarak el konulup saklanmasına, anılan tecavüz nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.00 TL manevi, 50.000.00 TL maddi tazminatın işlemiş ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Sir Winston Tea House” ibaresinin, müvekkilinin 31.05.2000 tarihinden bu yana işletme adı ve restoran cafe işletmeciliği hizmetleri alanında tescilsiz markası olduğunu, bu markayı on yıldır tanınmış hale getirenin müvekkili olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalının ticari faaliyetinde kullandığı “Sir Winston Tea House” ibaresi ile davacının 43. sınıfta 04.04.2008 tarihinde tescilli “Sir Winston” marka ve işareti arasında tam bir benzerlik bulunmakta ve davalının 33. sınıf için yaptığı marka başvurusunda lokantacılık ve kafe hizmetleri bulunmamakta ise de, davalı şirketin bu ibareyi, kafeteryacılık, restoran hizmetleri bakımından, tescilsiz biçimde ve davacıdan önce 2001 yılından itibaren dava tarihine kadar markasal biçimde kullandığından, 556 sayılı KHK’nin 8/3. ve 8/5. maddelerinin davalıya hak sağlayacağı ve davacının davalıya katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9004, K. 2012/16697, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama