KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9068 E., 2012/16324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2011 tarih ve 2010/2023-2011/848 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı Banka'nın Aziziye Şubesinde hesabının olduğunu, bu hesap ile ilgili olarak bankanın vermiş olduğu şifre aracılığıyla interaktif işlemler yaptığını, 03/03/2009 tarihinde haberi ve bilgisi olmadan hesabından 2.600,00 TL'nın aynı bankanın Avcılar Şubesi'ndeki tanımadığı üçüncü kişi adına internet üzerinden havale edildiğini ve paranın tamamının bu şahıs tarafından çekildiğini, iradesi dışında yapılan para transferinden dolayı hiçbir kusurunun bulunmadığını, bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını, zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini ileri sürerek 2.600,00 TL'nın 03/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabından yapılan para aktarımıyla davalı Banka'nın bir ilgisi bulunmadığını, parayı davacı kendi rızasıyla göndermediği iddiasında ise, .....'ten talep etmesi gerektiğini savunarak davanın bu kişiye ihbar edilmesi ile reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, para havalesinin davacının bilgi ve izni dışında dolandırıcılık şeklinde yapıldığı, davalı Banka'nın gerekli ve yeterli şekilde tedbir almadığı, teknik açıdan güvenli bir şifre sistemi kullanmadığı, bu sebeple eylemin meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.600 TL'nın 03/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacının şifresinin üçüncü kişilerce kullanılmak suretiyle davalı Banka şubesinde mevcut hesabından yapılan havale yoluyla gerçekleşen zararın davalı bankadan tahsiline yöneliktir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca, zarara yol açan eylemin bizzat davacının kişisel bilgileri kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının bilgisayar harddiskinde yaptırılan incelemede herhangi bir anormallik bulunmadığı anlaşılmış ise de davalı Banka’nın sistemi üzerinde bir inceleme yapılmamıştır.
Banka sisteminde yapılacak inceleme sonucunda, havale işleminde kullanıldığı sabit olan davacıya ait kişisel bilgilerin banka sisteminden elde edilmesinin söz konusu olmadığı ve/veya bunun olanaksız olduğunun saptanması halinde davacının kişisel bilgilerini korumakta yeterince özen göstermediğinin kabulü gerekir. Bu durumda, ortaya çıkan zararlı sonuçta, davacının, güvenlik önlemlerini opsiyonel olarak servise koyan Banka ile birlikte kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Bu nedenlerle, eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme hükmünün bozulması görüşündeyim.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9068, K. 2012/16324, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama