KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9072 E., 2011/16923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2009 tarih ve 2002/963-2009/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, davalı gerçek kişilerin de sözleşmede müşterek müteselsil borçlu olduklarını, sözleşmenin 22. maddesine göre acentenin sigortalılardan tahsil ettiği parayı, çek ve senetleri şirkete vermekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin sözleşme hükümlerine uymayarak müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, sözleşmenin 18.05.2001 tarihi itibariyle müvekkilince feshedildiğini, müşterek müteselsil borçlulardan dava dışı ... ile yapılan görüşme sonunda bu ortağın müvekkili şirket alacağının ¼’ni ödemeyi kabul ettiğini,
müvekkili tarafından başlatılan icra takibine davalıların haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, şirket ortaklarından birinin ödeme taahhüdü nedeniyle toplam borcun 3/4’ne isabet eden 628.402.527.845 TL, 18.424,41 USD, 42.730,8 DEM, 711,5 FRF üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, sözleşmenin 51. maddesinde müşterek müteselsil sorumluluk düzenlenmiş ise de sorumlu olunan limit belirtilmediğinden müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirkete, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu sözleşmeyi davalı şirketin borçlu, diğer davalı gerçek kişilerin müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladıkları, BK’nun 484.maddesine göre kefaletin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede gösterilmesi koşuluna bağlı olduğu, sözleşmede taahhüt edilen borcun miktarı açıklanmadığından davalı gerçek
kişilerin kefaletlerinin geçerli olmadığı, BK’nun 110. maddesine göre değerlendirme yapıldığında garanti sözleşmesinde hangi riskin garanti edildiğinin belirlenebilir nitelikte bulunması gerektiği, dava konusu sözleşmede garanti edilen edimin sınırlarının belirlenmemesi ya da belirlemeye yarayan koşul ve açıklamaların sözleşmede yer almaması nedeniyle garanti edenlerin sorumluluğundan söz edilmeyeceği, borcun tasfiyesine ilişkin ödeme protokolü de imzasız olduğu için dikkate alınamayacağı, BK’nun 110 ve 484. maddeleri gereğince davalı gerçek kişilerin asıl borçlu acentenin borcundan dolayı sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davalı ...
Aracılık Hiz. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile itirazın 597.187,94 TL, 15.640 USD, 37.800 DEM ve 711 FRF için iptaline, davalı şirketin %40 oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, diğer davalılar ..., ..., ... (Bulut), ... ve Leyla Işık Yücesan hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9072, K. 2011/16923, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama