KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/917 E., 2012/9212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/10/2010 tarih ve 2009/280-2010/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “MODA ÇANTA KEMER SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.+ Şekil” ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma müracaat ettiğini, bu müracaatının davalı kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, bu kararın yerinde olmadığını, “Moda” ibaresinin tescil edilmek istenen sınıf yönünden tanımlayıcı olmadığını, ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, bunun yanında müvekkilinin söz konusu markayı kullanımla ayırt edici hale getirdiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2009-M-4498 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın şekil ve yazı unsurundan oluştuğu, başvuruda yer alan ibarenin aynı zamanda davacı şirketin ticaret unvanı olduğu, ticaret unvanının marka olarak tescil edilmesinin önünde hiçbir engel bulunmadığı, markada yer alan ayırt edici unsurun, “MODA” ibaresi değil markanın bütünü olduğu, somut ve soyut ayırt ediciliği birlikte sağlayıcı nitelikte bulunduğu, “MODA” ibaresinin olsa olsa giyim ürünleri yönünden markanın ayırt edicilik gücünü düşürdüğü, ancak marka olarak tesciline engel bir durumun olmadığı,
öte yandan davacı tarafın söz konusu ticaret unvanını 41 yıldır tescilsiz marka olarak kullandığı, tescilsiz markasını yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/917, K. 2012/9212, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama