KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9196 E., 2012/17954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/05/2010 tarih ve 2007/504-2010/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya 13.01.2007 tarihinde 892159 numaralı irsaliye ile triko teslim edildiğini, bu irsaliyenin sonucunda düzenlenen 277.213 nolu fatura içeriği olan 53.983,31 TL nın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek bu bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kendilerine fatura edilen malların satın alanı olmadıklarını, davacı tarafından üretilen malların yurt dışındaki alıcılarına gönderi işini üstlenen bir firma olduklarını, bu fatura konu malların da davacı tarafından yurt dışına gönderilmek üzere kendilerine teslim edildiğini, fakat alacısının malları teslim almaktan vazgeçmesi üzerine adı geçen ürünlerin davacıya iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, davalıya dava dışı yurt dışındaki firma olan KL Ruppert Firmasına teslim edilmek üzere taşıma amaçlı olarak 53.983,31 TL değerinde kazak teslim ettiği, bu kazakların davalı şirkete ait depoda durur iken dava dışı yurt dışındaki firma elemanlarının kazaklar üzerinde yaptığı kontrolde kazakların istedikleri evsafta olmadığını tespit etmeleri üzerine teslim almaktan ve yurt dışına çıkartılmasından vazgeçtikleri, bunun davacı şirkete bildirildiği, davalı tarafa taşıma amaçlı olarak bırakılan kazakların davacı tarafa tamamen teslim edildiği, davacının, davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu triko kazakların davacı tarafından davalıya sevk irsaliyesi ile teslim edildiği tarafların kabulü dahilindedir. Bu durumda, davalı triko kazakların iade edildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Davalının 05.05.2010 tarihli son celsede mahkemeye ibraz ettiği belgeler tek taraflı olup davacıyı bağlayıcı mahiyette değildir.
Yargılamanın ilk aşamalarında davacının sunmuş olduğu sevk irsaliyesinde, davalının son celse sunmuş olduğu sevk irsaliyesinde yer alan Sinan Gürdal imzası ve beyanı yer almamaktadır. Davalı, yazılı belge ile iade hususunu ispat edemediğine göre mahkemenin yemin delilini kullandırma konusundaki ara kararından dönmesi yerinde olmamıştır.
Bu sebeple, mevcut delillere göre ve davalının yemin deliline de dayandığı gözetilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi yerinde görülmemiş kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9196, K. 2012/17954, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama