KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9212 E., 2012/16123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Vekili
- AV. ...
- Vekili
- AV. ...
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2009/22-2010/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait meyve emtiasının müvekkili şirket tarafından taşınarak Almanya’daki alıcıya teslim edilmesine rağmen, taşıma navlun bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan takibe, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan taşıma nedeniyle navlun ücretinin malı kabul eden tarafından ödenmesi gerektiğini, teslim şeklinin FOB olduğunu, davalının, bu teslim şekline uygun olarak tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında sözlü taşıma anlaşması yapıldığı, satışın FOB (karayolu taşımacılığında FCA) olması nedeniyle davalı satıcının sorumluluğunun, ihracat gümrüğünde işlemlerin tamamlanıp emtianın araca yüklenmesi ile sona erdiğinin uluslararası bir kural olduğu,
profesyonel taşıyıcı olan davacının taşıma şeklinin bu şekilde olduğunu bilmesi gerektiği, TTK’nun 792. maddesine göre taşıma ücreti ve sair masrafların, aksine sözleşme olmadığı takdirde eşyanın kabulünden sonra taşıma senedine göre gönderilen tarafından ödenmesi gerektiği, nitekim davacının daha önceki taşımalarda da, taşıma ücretini dava dışı alıcıdan aldığına dair faturalar düzenlendiği, davacının taşıma ücretini gönderilenden almadan malı teslim etmeme imkanı varken bunu kullanmayarak malı teslim ettikten sonra, gönderilenden alamadığı taşıma ücretini davalı satıcıdan talebe hakkı olmadığı,
zira davacının teslim engeli ile karşılaştığına dair yazılı bir belge de ibraz etmediği, her ne kadar FOB (karayolunda FCA) şartlı taşımalarda taşıyıcıyı gönderilenin seçeceği kuralı uygulanmamışsa da, profesyonel taşıyıcı olan davacının, bu kurala aykırı olduğunu bilerek davalı gönderici ile taşıma anlaşması yapması nedeniyle, davalının bu yönde de bir kusuru olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ./...
2011/9212 2012/16123
S2
Dava, navlun ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının taşıma ücretinden sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taşıma sözleşmesinin davacı taşıyıcı ile davalı gönderen arasında yapılmış olduğu, taşınan emtianın, davacı taşıyıcı tarafından hasarsız olarak dava dışı alıcıya teslim edildiği ve taşıyıcının dava konusu taşıma ücretini yurt dışındaki alıcıdan alamadığı da çekişmesizdir. Bu itibarla, mahkemece, davacının, kendi âkidi olan davalıdan, dava konusu navlun alacağını isteyebileceği ilke olarak kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
02/11/2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9212, K. 2012/16123, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama