KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9215 E., 2012/16250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2008/519-2010/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ile aralarında akdedilen sigorta poliçesi ile sigortalanan malın, davalıya ait araç ile Aydın’dan Almanya’ya taşınması sırasında hasara uğraması sebebiyle sigortalısına 6.784,00 TL tazminat ödemesinde bulunduğunu, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili için hakkında başlattığı icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu edilen taşımanın üzerinden CMR mevzuatında belirtilen 1 yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, ayrıca hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, istemin fahiş olduğunu, davanın, müvekkilinin nakliyeci sorumluluk sigorta poliçesine istinaden ERGO İsviçre Sigorta A.Ş.’ye ihbarının gerektiğini,tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; tüm dosya kapsamı değerlendirilerek benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı, davacının zamanaşımı süresi içerisinde yetkisiz icra dairesinde başlattığı icra takibinin, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının davacıya tebliğine dair dosyada evrak bulunmasa dahi, davacının makul sürede itirazdan haberdar olup 10 gün içinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep etmemesi sebebi ile zamanaşımını kesmeyeceğini, davacının olay tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde davasını açmadığı ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava; CMR hükümlerine tabi taşıma nedeni ile ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. CMR'nın 32/1 inci maddesine göre "bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak bilerek ve kötü hareket ve mahkeme tarafından kötü hareket kabul edilen hallerde zamanaşımı 3 yıldır." CMR mevzuatının 32/1-a maddesine göre "zamanaşımı kısmi kayıp, hasar ve gecikmelerde teslim tarihinden itibaren başlar." Rizikonun gerçekleştiği teslim tarihi 02/09/2006 tarihi olup,davacı, 15/11/2006 tarihinde sigortalıya ödeme yaptıktan
sonra süresi içinde 30/05/2007 tarihinde yetkisiz icra dairesinde icra takibine geçmiş, davalı borçlunun 22/06/2007 tarihli dilekçesi ile borca ve yetkiye itirazı üzerine 21/02/2008 tarihinde icra dairesine başvurarak yetki itirazını kabul edip,dosyanın yetkili Şişli İcra Dairesi'ne gönderilmesini talep etmiştir.
818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun 133/2 inci maddesi uyarınca, icra takibi, zamanaşımı süresini kesmiş olup, borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmediğinden alacaklı vekilinin, dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep ettiği 21/02/2008 tarihinde zamanaşımı süresi yeniden kesilmiştir.
Yetkili icra dairesince 28/02/2008 tarihinde gönderilen ödeme emri ile zamanaşımı süresi tekrar kesilmiş olup, dava tarihi olan 28/08/2008 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan, mahkemenin yazılı gerekçe ile zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9215, K. 2012/16250, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama