KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9214 E., 2012/6529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2010 tarih ve 2007/198-2010/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ve ailesinin %50 pay sahibi olduğu Art Ambalaj A.Ş.’nde müvekkili ve ailesine ait %50 payın davalı ve onun gösterdiği kişilere hisse bedeli 1.000.000 USD kabul edilerek 08.04.2003 devredildiği, bu bedelin bir kısmının makine olarak karşılandığını, kalan kısım olan 780.000 USD için davalının ortağı olduğu Mustafa Akdal’ın keşide ettiği, davalının ortağı olduğu Serkan Plastik A.Ş.’nin kefil olduğu 10.03.2003 vadeli senedin lehdar davalı tarafından ciro edilerek müvekkiline verildiğini,
senedin ödenmemesi üzerine İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2003/14035 sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan takibin Serkan Plastik A.Ş.’nin itirazı üzerine imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından iptal edildiğini, bu kez davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattıklarını ve davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini istemiş, daha sonra davayı 24.10 2008 tarihinde ıslah ederek davayı alacak davasına dönüştürmek suretiyle 780.000 USD’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin şirket hissesinin devri karşılığında verilmediğini, kaldı ki hisse değerinin 1.000.000 USD olamayacağını, senet lehdarı olan müvekkilinin senedi başkasına ciro ettiğini, bu kişinin de davalıya ciro etmiş olduğunu, senetle ilgili protesto olmadığından ciranta olan müvekkiline başvurulamayacağını, davacıya borçlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yargılama sırasında ıslahtan sonra davacı vekili, dava konusu alacakla ilgili İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2003/14035 sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan takipte davalının itirazı olmadığından takibin davalı yönünden kesinleştiğini, aynı alacakla ilgili kesinleşmiş icra takibi varken sehven Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2006/4897 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını ve itiraz üzerine itirazın reddini istediklerini, ancak bu durumda hukuki yararları bulunmadığını ve davanın hukuki yarar yokluğu yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 2003 yılında borca batık olan şirketin %50 hisse bedelinin 1.000.000 USD olarak değerlendirilmesinin şirketin ekonomik şartlarına ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu itibarla senedin hisse devrine karşılık olarak verildiği yönündeki davacı iddiasına itibar edilmediği, davacının senede dayalı olarak Serkan Plastik A.Ş.hakkında ihtiyati haciz talebi
ile İstanbul 6. ATM’ne başvurduğu ve talebin kabulü üzerine mahkemece takdir edilen %15 teminatın davalı tarafından karşılanmasının da alacağın gerçekliği yönünden samimi olunmadığını gösterdiği, davacının başka bir delili bulunmadığı gibi yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı, davacı hukuki yarar yokluğundan davanın reddini talep etmiş ise de, ıslahla talebini alacağın sübutu şeklinde değiştirdiğinden, davanın temel ilişkiye girilmek suretiyle sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9214, K. 2012/6529, 20 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama