KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9232 E., 2012/17275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.02.2011 tarih ve 2008/426-2011/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından, müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında, 19.04.2008 günü davalı bankanın güvenlik şifrelerini kırılarak iki ayrı hesaba toplam 20.146.00 TL'nin gönderildiğini, bu miktarın 8.170.00 TL'sinin davalı bankaca, müvekkilinin hesabına intikal ettirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak iade edilmeyen 12.246.00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, gizliliği temin edilmesi gereken şifrenin banka dahil olmak üzere üçüncü şahıslar tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişilerce maddi olayda davacının %70, davalı bankanın %30 kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, son Yargıtay emsal kararları ve uygulamasına göre, güven kurumu olan bankaların her halükarda kendilerine emanet ve tevdi edilen müşteri parasını koruması gerektiği düşüncesiyle bu orana itibar edilmediği gerekçesiyle, 12.246,00 TL'nin 19.04.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9232, K. 2012/17275, 2 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama