KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9423 E., 2012/16417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/05/2011 tarih ve 2011/220-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,tarafların dava dışı Sezer Yapı Denetim Ltd. Şti'nin ortakları olup, başka ortak bulunmadığını, davalının müvekkilinin imzasını taklit ederek sahte olarak tanzim ettiği 17.03.2009 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kendisini şirket müdürü olarak atadığını, kararın hukuksal dayanağının bulunmadığını, nitekim davacının, bu eylemi nedeniyle sahtecilik suçundan mahkum olduğunu ileri sürerek, şirketi temsil ve ilzama yetkili kimse bulunmadığından şirket müdürlüğüne atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirket müdürlüğüne atanması kararının sahteliğinin kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu, şirketin hukuken müdürsüz kalıp, temsilcisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalının şirket müdürlüğünden azline, şirket müdürlüğüne davacının atanmasının karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket müdürünün azli ve şirkete yeni müdür atanması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Ancak, mahkemenin 04.04.2011 tarihli tensip kararı ile ilk duruşmanın 24.05.2011 tarihinde yapılmasına, ihtiyati tedbir talebinin 21.04.2011 tarihinde mürafaalı olarak incelenmesine karar verilmiş, nitekim davalıya gönderilen tebligat zarfının üst kısımda mürafaanın 21.04.2011 günü yapılacağı, alt kısımda ise duruşma günün 24.05.2011 tarihi olduğu belirtilmiştir.Mahkemece 21.04.2011 günü davalının yokluğunda mürafaa yapılmış ancak tedbir istemiyle ilgili bir karar verilmeyip, mürafaaya 05.05.2011 günü devam edilmesine karar verilmiş, 05.05.2011 tarihinde ise davalının yokluğunda davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73.maddesi ve Anayasanın 36.maddesi hükmü uyarınca, kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe karar veremez. Bu durumda mahkemece tarafların ortaya koyacağı deliller toplanıp sav ve savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak, davanın esasıyla ilgili olarak belirlenen ve davalıya bildirilen tarihten önce duruşmanın yapılıp davalının yokluğunda esasdan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itarazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9423, K. 2012/16417, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama