KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9526 E., 2011/11196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/07/2008 tarih ve 2005/281-2008/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve TCDD VE ......vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı ... ....üne ait yükü davalı TCDD’ye ait vagondan indirirken vagon kapısının kapanması sonucu arada kalarak vefat ettiğini, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 60.581,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TCDD vekili, davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini ve meydana gelen kazada müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... vekili ve diğer davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisinin vefatı olayında davalı TCDD’nin 1/8, davalı işveren Ali ...’ün 2/8, davalı ... ve M. Ali ise 2/8 er oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 60.581,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren (ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren) yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalılar TCDD ve Ali ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyizine gelince, dava, davacıların murisinin davalı TCDD’ye ait vagondan diğer mümeyyiz davalıya taşıma işi yaparken meydana gelen kaza sonucu vefatı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, dava fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmıştır. Davacı, kısmi davada saklı tuttuğu fazlaya ilişkin haklarını ek bir dava açarak isteyebileceği gibi, aynı davada ıslah dilekçesi verip harcını yatırmak suretiyle de talep edebilir. Kısmi davanın, dava konusunun dava edilmeyen bölümü için borçluyu temerrüde düşürmeyeceği uygulamada yargısal kararlarla benimsenmektedir. Fakat, somut olayda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil faili ihtar ve ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız fiil tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davada gerekse sonradan açtığı ek davada veya ıslah ettiği kısma ilişkin olarak haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
O halde, mahkemece, ıslah edilen kısım itibariyle de talep gibi olay tarihi olan 27.07.2000 gününden faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslah tarihinin esas alınması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9526, K. 2011/11196, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama