KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9735 E., 2011/14780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2006/317-2009/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirkete ait inşaat malzemesinin, müvekkili şirketin sigortalısınca Almanya'dan Halkalı Gümrüğü'ne kadar taşındığını, burada tahliye ve gümrük işlemleri tamamlanan emtianın davalı ...'nun sürücüsü, diğer davalı ...'un işleteni olduğu araca yüklendiğini, davalı şirketin ise müvekkilinin sigortalısının sorumluluğunda bulunan emtianın yurt içi taşımasını üstlendiğini, emtia yüklü aracın park edildiği yerden çalındığını, olay nedeniyle müvekkilinin sigortalısına ödeme yaptığını ileri sürerek, 48.785,42 TL'nin 13.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T.T. Turizm Telekomünikasyon Loj. San. ve Tic. vekili, müvekkili şirketin alt taşıyıcı olduğunu, nihai taşımayı ise diğer davalıların gerçekleştirdiklerini, müvekkili şirketin de davacı tarafından düzenlenen poliçe kapsamında sigorta kuvertüründen yararlanma hakkına sahip olduğunu, lütuf ödemesi halinde halefiyet koşullarının gerçekleşmeyeceğini, faiz oranının ve başlangıç tarihinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, konuya ilişkin FFL poliçesi özel şartlarında, sigortalının kendisine ait araçlar ile yaptığı taşımaların poliçe teminatından istisna edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı tarafından araç sürücüsünün araçla birlikte antrepo sahasından çıkartıldığını, araç sürücüsünün bunun üzerine aracı evine yakın güvenli bir alana park ettiğini ve evine gittiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya konu olay nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirkete ait emtianın Almanya'dan Halkalı Gümrüğü'ne ve oradan da İstanbul'a taşınması
işinin davacının sigortalısı tarafından üstlenildiği, Halkalı Gümrüğü'nden sonraki taşımanın davalı şirkete alt taşıyıcı sıfatıyla devredildiği, anılan alt taşıyıcının da taşıma işini fiilen davalı ...'in sürücüsü diğer davalı ...'nin ise işleteni olduğu araç ile gerçekleştirdiği, söz konusu araca emtianın sağlam ve eksiksiz biçimde yüklendiği, daha sonra davalı sürücünün emtia yüklü aracı evinin yanına park ettiği ve aracın içindeki emtia ile birlikte çalındığı,
söz konusu riziko yurt içi taşıma sırasında meydana geldiğinden uyuşmazlığın TTK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesinin gerektiği ve bu kapsamda davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin kusurları oranında davalılardan tahsil edilebileceği, alt taşıma sözleşmesine aykırı olarak güzergah değiştirilmesi, aracın bekçisiz ve korunaksız bir bölgeye park edilmesi neticesinde aracın çalındığı,
davalı alt taşıyıcıların sözleşmeye aykırılık nedeniyle, davalı araç sürücüsünün ise BK'nun 41. maddesi uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 48.610,32 TL'nin 13.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, CMR sorumluluk sigorta sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu rizikonun yurt içi taşıma sırasında meydana geldiği gerekçesiyle uyuşmazlığın TTK hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmiş ise de, poliçe kapsamındaki taşımanın Almanya ile İstanbul arasında yapıldığı ve davalıların da alt taşıyıcı sıfatıyla taşımanın yurt içindeki kısmını gerçekleştirdikleri dikkate alındığında, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamakta olup, söz konusu taşıma CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir.
Anılan Konvansiyonun 23. maddesinde tazminat miktarının nasıl hesaplanacağı düzenlenmiş ve taşıyıcı açısından sınırlı sorumluluk ilkesi benimsenmiştir Aynı Konvansiyonun 29. maddesinde ise sınırlı sorumluluk ilkesinin hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiştir.
O halde, mahkemece, anılan ilkeler çerçevesinde davalı taşıyıcının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde olaya uygulanma imkanı bulunmayan TTK hükümleri uyarınca hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9735, K. 2011/14780, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama