KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9879 E., 2012/16776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2010 tarih ve 2008/558-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında muhtelif kredi ilişkisi olduğunu ancak davalı bankanın çekmiş olduğu haksız ihtarnameler ile hesabın kat edildiğini ve davacı hakkında İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2008/16457 esas sayılı dosyasında takip yaptığını, davalı hakkında menfi tespit davası açılması üzerine davalı tarafından bu takipten feragat edildiğini,
davacı şirketin hesabında bulunan 30.775,00 TL nin ödenmesi için Bursa 8. Noterliğinin 15.09.2008 tarih ve 15636 yevmiye nolu ihtarname ile talep etmelerine rağmen davalı tarafından Bursa 17. Noterliğinden çekilen 26.09.2008 tarih ve 20999 yevmiye sayılı cevabi ihtarname ile hesaptaki bedellerin müvekkilin borçlarına mahsup edildiğini ve ödenecek bir bedel olmadığının belirtildiği ve ekinde hesap özeti gönderildiğini, bu hesap özeti tetkik edildiğinde 27.07.2008 tarihinde ihtarname ve noter masrafı adı altında 1.245,41 TL, 07.08.2008 tarihinde hukuk masrafı haciz adı altında 1.509,90 TL,
08.08.2008 tarihinde Genel Müdürlük avukatlık masrafları adı altında 97.00 TL, 19.08.2008 tarihinde avukat masrafları adı altında 14,75 TL 22.08.2008 tarihinde Genel Müdürlük vekalet bedeli adı altında 6.727,00 TL, 23.08.2008 tarihinde de 31.07.2008-16771 ve 19.09.2008-20396 ihtarname bedeli adı altında 302,11 TL olmak üzere 9.896,17 TL'nin haksız, yersiz ve hukuka aykırı şekilde müvekkili hesabından alındığını, avukatlık ücreti ve muhakeme giderlerinin ancak yargı hükmüne istinaden alınabileceğini,
davalının elinde böyle bir ilamın mevcut olmadığını iddia ederek 9.896,17 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesine göre bankanın takibe geçme ve ihtiyati haciz isteme yetkisinin ve her türlü masrafın davacıya ait olduğunun kabul edildiğini, İİK nununa göre de her türlü masraf ve tahsil harçlarının borçluya ait olduğunu yine taraflarca imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesine göre bankanın her türlü alacaklarının, borçlunun her türlü alacakları ile mahsup edilebileceğinin kabul edildiğini, ihtiyati haciz başvurusu için ödenen harç ve masraflar icra takibi için ödenen harç ve masraflar, haciz ve tebligat masrafları olduğunu,
en son ödenen 6.727,00 TL'nin ise 4. İcra Müdürlüğünün 2008/16457 Esas sayılı dosyasına takibin sona erdirilmesi için ödenmiş tahsil harcının davacının hesabından mahsup edilmiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre: davalı tarafından çekilen Bursa 20.Noterliğinin 8773,8774 yemviye nolu, Bursa 17. Noterliğinin 15876 ve 16034 yevmiye nolu ihtarnameler ile Gemlik 1. Noterliğinin 6127 yevmiye nolu hesap kat'ı gönderme işleminden dolayı yapılan toplam 1.467,39 TL masraftan bu ihtarnamelerin hesabın kat edilmesi ve temerrüt ihtarnameleri ve hesap özeti tebliği olması sebebiyle Genel Kredi Sözleşmesi gereği davacının sorumlu olduğu, davalının yapmış olduğu icra takibi nedeniyle davacının hesabından 8.847,60 TL mahsup yapmasının yerinde olmadığı,
gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.847,60 TL alacağın 30/07/2009 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9879, K. 2012/16776, 22 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama