KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9911 E., 2012/16763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2011 tarih ve 2010/234-2011/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29. ve 35. sınıflarda tescilli “... ÇİFTLİĞİ”, “......... ÇİFTLİĞİ+şekil” ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının aynı sınıflarda tescil ettirdiği 2008/55071 numaralı “... ...ÇİFTLİĞİ+şekil” ibareli markanın müvekkili markalarıyla ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, davalının “......... ÇİFTLİĞİ” ibaresinin müvekkiline ait olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak markasını tescil ettirdiğini, ayrıca tescil ettirildiği biçimde değil anılan ibarenin ön plana çıkarılarak müvekkilinin markalarına yakınlaştırılmaya çalışılmasının da haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü ve davalı kullanımının müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markasının davacı markalardan farklı olduğunu, kötüniyet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraf markalarındaki “..............”, “.....
ÇİFTLİĞİ” ibarelerinin ayırt edici esaslı unsur olmadığı, süt ve süt ürünleri ile tanınmış coğrafi bölge adı olduğu, 556 KHK'nin 7/1-c maddesi gereğince bu ibarelerin süt ve süt ürünleri yönünden kimsenin tekeline bırakılmayacağı, davalı markasındaki ayırt edici kısmın "... ibaresi olup, bütünsel olarak ele alındığında davacı markaları ile iltibasa yol açacak ve ayrıca haksız rekabet oluşturacak nitelikte bulunmadığı,
davalı markası ve bu markayı ürün üzerinde kullanış şekli dikkate alındığında ise “...ÇİFTLİĞİ” ibaresinin kimsenin tekeline verilemeyecek nitelikte oluşu gözetildiğinde davacı markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tüketici nezdinde ürün ve menşei yönünden aldatıcı nitelik bulunmadığından TTK’nun 56. ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabetin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı kullanımının 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi kapsamında tescilli markanın ayırt edici karakterinin değiştirilmeksizin markasal kullanım niteliğinde olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9911, K. 2012/16763, 22 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama