KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10011 E., 2013/10920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2011/90-2012/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanun'la değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, 1991 tarihinden beri “...” Dinlenme Tesisleri ismiyle faaliyet gösterdiğini, “...” markasını 2005 tarihinde TPE nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkil şirketin ... olarak Türkiye’de ve özellikle bölge çapında bilindiğini, ...-Seydişehir güzergahını kullanan tüm araçların müvekkil firmayı tanıdığını, firmanın 20 yıl içerisinde kaliteli hizmet sunarak belli bir tanınmışlığa ulaştığını, davalı şirketin ise 1998 yılında kurulduğunu, müvekkil şirketin hemen yanı başında faaliyet gösterdiğini, kuruluş yıllarında “...” olarak faaliyet gösterdiğini,
ancak daha sonra müvekkilinin ulaşmış olduğu tanınmışlıktan yararlanmak amacıyla ismini ... ...” Dinlenme Tesisi olarak değiştirdiğini, bu şekilde isim değişikliği yaparak haksız menfaat sağlamayı amaçladığını, davalı şirketin markasını müvekkil şirketin markasına özellikle benzetmeye çalıştığını, davalının ... ...
Tesisleri+şekil” ile müvekkil şirketin “...+şekil” markasının görsel ve işitsel açıdan benzer olduğunu ve markaların aynı ürünleri kapsadığını, davalı TPE’nin “...” ibaresinin Afyonkarahisar’da bir kasaba adı olduğu ve bu yüzden ayırtedici özelliğinin düşük olduğunu söylemesinin maddi gerçekliğe ve KHK hükümlerine aykırı olduğunu, bölgenin isminin ... değil, Ağaç tepesi olduğunu, müvekkil şirketin devlet kurumları ve belediye nezdinde ... olarak bilindiğini ileri sürerek,
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 05/04/2011 tarih ve 2011-M-802 sayılı kararının iptalini ve ... ...+şekil” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkil şirketin tescil ettirdiği marka ile davacı şirket markasının iltibasa yol açacak hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkil şirketin markasında bulunan ...” isminin markayı davacının markasından yeterince ayırtettiğini, markalarda yer alan ... ibaresinin tesislerin bulunduğu bölgenin adı olduğunu, bu bölgede dünyaca ünlü ... mağaralarının bulunduğunu, bu nedenle müvekkilin markasında bu ibareyi kullanmasının hukuka aykırı olmadığını, bu ibarenin bir şahsın inhisarına bırakılamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi kapsamına göre "..." ibaresinin, bir doğa harikası olarak kabul edilen, Türkiye'nin en büyük mağarası durumunda bulunan bir coğrafi alan adı olması nedeniyle bu coğrafi alana yakın durumda bulunan işletmelerin bu ismi kullanabilecekleri dikkate alındığında bu ibarenin bir kişinin inhisarına bırakılamayacağı, davacı markası ile davalı başvurusunda coğrafi yer adı olarak yardımcı unsur niteliğinde "..." ibaresinin yer aldığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında da davalının başvurusunun konusu olan işaret ve mallar ile davacıya ait markalardaki ibare ve ürünlerin benzer olmadığı ve bunun iltibasa yol açabilecek nitelikte bulunmadığı, başvuru konusu işaretin yanıltıcılık taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10011, K. 2013/10920, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama