KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10391 E., 2012/15821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 gün ve 2008/448-2010/75 sayılı kararı onayan Daire’nin 31/01/2012 gün ve 2010/8829-2012/1077 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Çankaya Şubesi'nde hesabının bulunduğunu ve 26.08.2003 tarihinde verdiği talimat ile bu hesaptan B tipi değişken faizli likit fon alınmasını istediğini, bunun üzerine davalı banka tarafından 440.389 TL değerinde fon alındığını, bu paranın 21.01.2004 tarihine kadar bu fonda kaldığını, belirtilen tarihte müvekkilinin ikinci bir talimat vererek mevduatının 2034 vadeli eurobonda çevrilmesini talep ettiğini, ancak davalının müvekkilinin talimatı dışında 14.01.2004 tarihinde tahvil aldığının anlaşıldığını ve müvekkilinin talimat doğrultusundaki işlemin 28.01.2004 tarihinde yerine getirildiğini,
14.01.2004 ile 28.01.2004 tarihi arasında müvekkilinin mevduatının nasıl değerlendirildiğinin ve ne miktarda kazancı olduğunun belli olmadığını, bu konuda müvekkiline bilgi verilmediğini, ayrıca müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan dolar hesabındaki meblağda da düşüş olduğunu, aradaki farkın nedeninin müvekkiline bildirilmediğini, 28.01.2004 tarihinde hesapların düzeltilmesinin istenmiş olmasına karşın düzeltmenin 10.10.2006 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin yaklaşık 42.747,324 USD zarara uğratıldığını,
yine 09.10.2007 tarihinde eurobonddan çıkış talimatı verilmesine rağmen 11.10.2007 tarihinde işlem yapıldığını ve bu arada düşen faiz oranı nedeniyle müvekkilinin zararının doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin davacının talimatı üzerine süresi içinde yapılan işlemler olduğunu, yapılan işlemler nedeniyle davacının zarara uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10391, K. 2012/15821, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama