KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10540 E., 2012/15447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2009/331-2010/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Üniversite Hastanesi 2008 yılı yemek ihalesini alan dava dışı Yurt Gıda ve İhtiyaç Maddeleri San. Paz. ve Tic.
A.Ş. firması lehine davalı banka tarafından 200.750 TL tutarlı kesin teminat mektubu verildiğini, firmanın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi üzerine teminat mektubunun nakte çevrilmesi hususunun davalı bankaya bildirildiğini, talebin Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.06.2008 tarihli ihtiyati tedbir kararı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, söz konusu kararın 10 gün içinde asıl davanın açılmaması nedeniyle kendiliğinden ortadan kalktığını, buna ilişkin mahkemeden alınan belge 23.07.2008 tarihinde bankaya tebliğ edilmiş ve talep yinelenmiş ise de, hiç bir gerekçe ileri sürülmeden 5 gün ödeme yapılmadığını,
daha sonra 28.07.2008 tarihinde Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle taleplerinin yerine getirilmediğini, 23.07.2008 tarihi itibariyle ihtyati tedbir kararı bulunmadığını, ikinci ihtiyati tedbir kararı alınmasına banka yetkililerinin sebep olduğunu ileri sürerek, 200,750 TL alacağın 23.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tazmin talebinde teminat mektubuyla garanti edilen riskin gerçekleştiğini tam olarak bildirmediğini, ikinci talebin ihtiyati tedbirin kaldırılması kararına değil usuli bir işleme dayandırıldığını, 23.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği iddia edilen yazının 28.07.2008 tarihinde tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 25.06.2008 tarihli ihtiyati tedbir kararı karşısında bankanın 26.06.008 tarihli ilk talep sonrası teminat mektubunu nakte çevirmemesinin hukuka uygun olduğu, 23.08.2008 tarihli başvuruda ibraz edilen belgenin mahkeme tarafından davalı bankaya yazılmış ve ihtiyati tedbirin kaldırıldığını bildiren bir yazı olmadığı, sadece durumu gösterir bir belge niteliğinde olduğu,
uygulamada mahkemelerin ihtiyati tedbirin kalktığını gösteren kararları bir yazı ekinde bankaya gönderdikleri dikkate alındığında bankanın mevcut belge ile işlem yapmasının beklenemeyeceği, 28.07.2008 tarihli yeni ihtiyati tedbir kararının kendisine ulaşmasından sonra bankanın teminat mektubunu nakte çevirmeye reddetmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/41 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 16.07.2008 tarihli belgenin ihtiyati tedbirin bankaya yeniden müracaat edildiği 23.07.2008 tarihi itibariyle mürtefi olduğuna dair geçerli belge niteliğinde olmadığından bahisle mahkemenin anılan belgeye yönelik red gerekçesinin yerinde olmamasına karşın,
dava tarihinde derdest olan ve davacı ile dava dışı yüklenici arasındaki Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/257 Esas sayılı dava dosyasında 28.07.2008 tarihli kararı ile uyuşmazlık konusu teminat mektubu üzerine yeniden ihtiyati tedbir konulmuş bulunmasına ve halen de iş bu davanın kesin hükümle sona erdiği hususunun ileri sürülmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarını reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10540, K. 2012/15447, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama