KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10590 E., 2012/14281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 16/04/2012 tarih ve 2012/441-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının işsizlik halinde kredi kartı borcunu ödemede sıkıntıya düşmemek için davalı sigorta şirketine kredi kartı ödeme güvencesi sigortası yaptırdığını, 16/12/2011 tarihinde işten çıkarıldığını, 09/01/2012 tarihinde kredi kartına ilişkin borçlarının sigorta kapsamında ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurduğunu, davalı sigorta şirketinin 27/11/2011 ve 05/12/2011 tarihinde yapılmış toplam 8.122,00 TL'nı ödemediğini belirterek, 8.122,00 TL'nın sigorta şirketine ihbarının yapıldığı tarihten sonraki 8 işgününün bittiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilaf kredi kartı ödeme güvencesi sigortasına ilişkin olup davalının sigorta şirketi olduğu, sigorta sözleşmesi ilişkisi Türk Ticaret Kanunu'nun Beşinci Kitabını oluşturan 1263 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari davalardan olduğu, aynı yasanın 4/1-1 ve 5. madesi uyarınca mutlak ticari dava niteliği taşıyan sigorta uyuşmazlığına bakmakla Ticaret Mahmemesinin görevli kılındığı belirtilerek tensiben görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10590, K. 2012/14281, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama